Devlet yönetimleri, anayasada yazan ve fiili olarak uygulanan olmak üzere iki açıdan değerlendirilmelidir. Çünkü her zaman anayasada yazan düzen uygulanmamaktadır. Özellikle yönetimsel denetimin olmadığı devlet yönetim modellerinde uygulama ile anayasada yazan arasındaki fark çok açık olabilir. Toplumda da bu konuda bir rahatsızlık olmazsa fark giderek açılır ve siyaset kurumunun istediği yönetim şekline doğru evrilir.
Bazı yönetim düzenleri, yazılı olarak kabul edilmez ama uygulamada hayata geçer. Özellikle kötü yönetim şekilleri bu kategoridedir. Bu kategoride olan yönetim modelleri uygulamada değil, daha çok eleştirel durumlarda kullanılır. Zaten hiçbir devlet yönetim sisteminin kötü olmasını istemez. Fakat yönetim, zaman içinde, kötüye evrilince yönetim modeli de şekil değiştirmiş olur. Kötüye giden yönetimin, yönetimsel eleştirilere konu olan modellerinden birisi de kakistokrasidir.
Kakistokrasi, Yunanca kakistos (“en kötü”) ve kratos (“yönetim, güç”) kelimelerinden gelir.
En kötü, en niteliksiz, en ahlaksız kişiler tarafından yönetilen devlet düzeni demektir. Yani kakistokrasi, bir ülkenin yetersiz, beceriksiz, yozlaşmış, etik dışı veya kasıtlı olarak zarar veren kötü kişilerin devlet yönetiminde yer alması anlamına gelmektedir. Kakistokrasi, ilk kez 17. yüzyılda İngiliz yazar Paul Gosnold tarafından kullanıldı. Daha sonra 19. yüzyılda siyasetçiler ve gazeteciler tarafından popülerleşti. Günümüzde ise özellikle eleştirel siyasi tartışmalarda sık kullanılan bir kavram hâline geldi.
Eleştirel yönetim modellerin başında gelen kakistokrasi, yönetim şekli ne olursa olsun, başarısız iktidar olduğu zamanlarda kullanılabilecek bir tanımdır. Bu yönüyle bir yönetim şeklinin bitirip yerine geçen değil, her yönetim şeklinin anlık durum tespitini yapan bir modeldir.
Kakistokrasi, belirli özellikleriyle varlığını net şekilde gösteren bir modeldir. Bu açıdan bakıldığında kakistokrasinin belirgin temel özellikleri aşağıdaki gibidir:
1. Yönetici kadronun liyakatsiz olması
İşi yapabilme beceri, yetenek, bilgi ve deneyimden yoksun ve ehliyeti olmayan kişiler yönetimde bulunur.
2. Yolsuzluk ve rüşvetin yaygınlaşma ve normalleşmesi
Devlet imkânları, toplum yararından daha çok kişisel çıkar için kullanılır. Rüşvet, toplumda normalleşmiştir.
3. Ahlaki çöküş
Yönetim, ahlaktan açıkça uzaklaşır; hukuku vesayet altına alınarak ceza aracı haline getirir.
4. Kurumsal zayıflama
Adalet sistemi, denetim organları, medya özgürlüğü gibi demokratik kurumlar olabildiğince zayıflatılır.
5. Bilim, uzmanlık ve akıl dışı kararlar
Kararlar çoğu zaman bilimsel veriler yerine kişisel çıkar veya ideolojik saplantılarla alınır.
6. Eleştirinin bastırılması
Kötü yönetimi görünmez kılmak için baskı, sansür veya propaganda kullanılır.
Kakistokrasiye evrilen yönetim modellerinde, başta ekonomi olmak üzere her alanda çöküş yaşanır. Bu çöküş, devlet yönetiminin iflas etmesiyle sonuçlanır. Bir ülkede kakistokrasi olmasının tek sebebi kötü yöneticiler değildir, kötü yöneticilerin yaptıklarına göz yuman ve yapılanlara ses çıkarmayan toplum da en az yöneticiler kadar suçludur. Bu sebeple kakistokrasi olan bir ülkede sadece yöneticileri suçlamak yetersiz olacaktır.
Kakistokrasi de topyekûn bir çöküş yaşanır. Hemen hemen her alan devlet yönetimlerinin kontrolünden çıkmıştır. Kontrol edilmeyince sosyolojik olarak toplumsal olaylar, kargaşa, kriz ve kargaşalar, günlük yaşamın bir parçası haline gelir.
Kakistokrasi olgusunun ortaya çıkması ve ülkeye egemen olmasının sebepleri şöyledir:
- Liyakatsiz yönetim kadroları
- Yönetimde nepotizm kültürünün oluşması
- Aşırı yolsuzluk ve kayırmacılık
- Kurumların çökmesi
- Bilim, hukuk ve aklın dışlanması
- Keyfi, irrasyonel uygulamalar
- Halkın çıkarlarının tamamen göz ardı edilmesi
Kakistokrasinin en ağır sonuçları halkın yoksullaşmasıdır. Yoksullaşan halk, yönetimi de sorgulayamaz hale gelir. Biraz da yönetim baskıcı olursa fakirlik ve baskının hâkim olduğu bir yerde halkın sesi tamamen kesilmiş olur. Bu kakistokrasinin barbar yüzünü göstermektedir.
Kakistokrasi sonucu bozulan ekonomi, sadece ekonomik tedbirler alınarak düzelemeyecek duruma gelir. Çünkü devlet yönetimi iflas etmiştir. Bunun çözümü yönetimi tekrar yapılandırmak ve ayağa kaldırmaktır.
Kakistokrasi olan ülkede neler yaşanır?
- İhaleler rüşvet karşılığı dağıtılır
- Devlet fonları kişisel servete çevrilir
- Kamu kaynakları talan edilir
- Denetim mekanizmaları yok edilir
- Yabancı yatırım kaçar
- Sermaye içeriden dışarıya kaçmaya başlar.
- Devlet bütçesi kronik açık verir.
- Kamu borcu hızla artar.
- Uzman olmayan kişiler maliye, hazine ve merkez bankası gibi kritik kurumlara atanır.
- Ekonomik kararlar bilgiyle değil kişisel çıkar veya keyfi tercihlerle alınır.
- Bilimsel ve teknik danışmanlık reddedilir.
- Enflasyon kontrolden çıkar.
- Para politikası tutarsızlaşır.
- Piyasalar güvenini kaybeder.
- Kur şokları kronik hâle gelir.
- Enflasyon patlaması yaşanır.
- Gelir dağılımında sert bozulmalar görülür.
- Para biriminde değer kaybı yaşanır.
- Yapısal bütçe açıkları artar.
- Beyin göçü hızlanır.
- Nitelikli iş gücü ülkeyi terk eder.
- Üniversiteler siyasallaşır ve nitelik kaybeder.
- Özel sektör inovasyon yapamaz hâle gelir.
- Üretim maliyetleri artar.
- İş ortamı kötüleşir.
- Endüstriyel verimlilik düşer.
- Tedarik zincirleri bozulur.
- Devlet-mafya ortaklığına dönüşür.
- Vergiler çarpıtılır, bazı gruplar kayırılır.
- Şirketler “yakınlık” ilişkisine göre zenginleştirilir.
- Gerçek piyasa mekanizması yok olur.
Kakistokrasiden Çıkış
Kakistokrasiden çıkış ancak başarılı bir yönetim reformu sayesinde olur. Çöken devlet yönetimi sistemini yeniden kurmak gerekir. Toplumla devletin tekrar barışması ve aralarındaki güvenin tesis edilmesi şarttır.
Kakistokrasiden çıkış yolunu üç ayrı aşamada inceleyebiliriz:
Aşama 1: Acil Stabilizasyon
- Yolsuzluk temizliği ve yolsuzluk yapanların cezalandırılması
- Devlet yönetiminde kritik yerlere acil atamaların yapılması
- Devlet kurumlarının yeniden bağımsızlaştırılması
Aşama 2: Kurumsal Yeniden İnşa
- Devlet yönetimi sisteminin yeniden kurulması
- Liyakate dayalı atamaların yapılması
- Yönetimsel denetim mekanizmanın kurularak hayata geçirilmesi
- Devlet yönetiminde şeffaflığa geçiş
- Yargı reformu
Aşama 3: Uzun Vadeli Kalkınma
- Teknoloji yatırımı
- Eğitim reformu
- Sürdürülebilir ekonomi ve mali yönetim
- Denetimli kuvvetler ayrılığı ilkesine geçiş
Sonuç olarak devlet yönetim şekli ne olursa olsun kakistokrasi, her an görülebilir bir durumdur. Özellikle toplumsal refleksi zayıflayan ülkelerde görülme oranı daha fazla olacaktır. Kakistokrasinin tek çaresi denetimli kuvvetler ayrılığı ilkesine geçiş yaparak, yönetimsel denetim mekanizmasını kurmaktır. Denetim, devlet yönetimlerinin en önemli ve güçlü koruyucusudur.
