İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Başarı sabırdır

Hayatta herkesin bir mücadelesi var, kendine verilen sınavında. Kimisi iyi bir araba almak kimisi iyi bir iş kimisi ev sahibi olmak ya da çocuk sahibi olmak. Herkes yolundaki engelleri aşarak başarıya ulaşmak istiyor. Herkesin sınavı ayrı; kopya çekmek ise serbest ama bir işe yaramaz çünkü herkesin imtihan soruları farklı. Sadece geçmiş yıllarda benzer sınavlara girmiş kişilerin bıraktıkları ipuçları var.  Bu ipuçlarını takip edenler başarıya biraz daha yaklaşıyor.

Başarı ve başarısızlık gibi kavramlar göreceli olurken sınav kavramı nesnel bir kavram oluyor. Çünkü kim başarılı ya da başarısızı bilemeyiz ama herkesin sınav verdiğini biliyoruz. Önemli olanın başarı ya da başarısızlık değil; sınavın bizzat kendisi olduğunu öğrendiğimizde çok geç oluyor. Halbuki hayatımızın başındaki tüm enerjimizi, hırsımızı başarıya odaklıyoruz. Ama çok sonraları işin öneminin sınavın kendisinden keyif almak olduğunu anlıyoruz. İşin öneminin sınav süresince umudu hep içimizde barındırmak olduğunu; iyimser halli olanların doğayı, insanları en önemlisi kendisini sevmesinin aslında başarının kendisi olduğunu öğrendiğimizde iş işten geçmiş oluyor. Evet kabul ediyorum verilen sınavlar adaletsiz. Birisinin sınavı daha kolay gibi gözükebilir ama aslında öze baktığımızda sorular farklı olsa da sınavın ağırlığı hep aynı olduğu ise çok açık. Ama biz sorulara bakarak başkasının sınavı ile kendi sınavımızı karşılaştırıyoruz ve neden zor soruların bize geldiği konusunda isyan ediyoruz. Halbuki herkesin kapasitesine göre hazırlanmış sorularla sınav oluyor. Ayrıca herkes kendi kağıdından mesul olduğu bir sınavda başkasından bize ne? Burada esas olan sınav vermek; sınavın sonucu değil. Çünkü sınav başarıyı ya da başarısızlığı içinde barındırıyor zaten. Hayata ve verdiği sınava yüzeysel bakan sığ insanlar şekilcilik yaparak isyan etme ya da beğenmeme homurtuları çıkarmaya başlıyor. Sınavda başarılı olmanın ilk ve en önemli şartı sınavı tüm benliğinle kabul etmek ve gelen soruları her şeyiyle kabul etmek. İnsan kaderini kabullendiği zaman neden bir sınav içinde olduğunu anlamlandırabiliyor. Bunu pek az insan yapabiliyor maalesef.

Sabır denen gizemli bir şey verilmiş bizlere Yaradan tarafından. Başta zor geliyor ama sonra alışıyorsun biraz daha geçince sevmeye başlıyorsun; en nihayetinde aslında bambaşka bir kapıdan geçirdiğini fark ediyorsun. Yüzeysel bakan sığ insanlar sabırdan nefret eder. Çünkü onlar için tek sonuç maddiyattır. Materyalist insanlar sabırdan nefret eder. Halbuki sınavda sizi hile yaptırmaya teşvik eden şeytan da sabırdan nefret eder. Yani sabır ağacından uzaklaştıkça şeytana yaklaşıyorsunuz yani sınavda hileye. Evet sınav sorularını hızla çözmenizi sağlıyor ve sınavdan yalancı mutluluk almanızı sağlıyor ama esas mutluluğu kaçırıyorsunuz.

Başarı nedir diye sorsalar sabırdır derim. Çünkü sabır çalışmayı sürekli kıldıran ve ne için çalıştığını öğreten şeydir. Sabır olmazsa çalışma da olmaz. Nasıl mı? İnsan çalışmaya başlar. Ama çalışmaya başlayınca hemen sonuç alamaz. İşte kırılma anı tam da budur. Sabır çalışmaya devam ettirir. Sabırsız insan ise yenilgiyi kabul eder ya da çalışmaktan sıkılarak vazgeçer. O yüzdendir ki başarıdır sabırdır, sürekliliktir, istikrardır. Hem sabırlı olabilmek başarıdır hem de başarıya ulaşmak için sabırlı olmak gerekir.

Sonuç olarak sınavımıza isyan etmeden yolumuza devam etmek ve bize armağan edilen sabır denen gizemli hediyeyi kabul ederek istifade etmemiz gerekiyor. Aksi durumda bu dünyada da öbür dünyaya da mutsuzluğa mahkûm oluruz.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir