İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bilimin Söyledikleri Emirdir

İnsanoğlu yüzyıllardır din-bilim çatışmasını yaşamıştır. Hangi inanış olursa olsun bu çatışmaya şahit olmuştur. Her iki tarafta bu çatışmadan galip ayrılmak için elinden geleni yapmış; yeri geldiğinde etik olmayan yollara bile başvurmaktan çekinmemiştir.

İnsanlar için din en fazla dikkate aldıkları şeydir. Çünkü insan yaratılış gereği inanmak ister. Bu bir ihtiyaçtır. Dolayısıyla da din, tarih boyunca zehir de olmuştur panzehir de… işin aslı, din tertemiz duyguların olduğu, insanların bu dünyada nasıl yaşaması gerektiğini söyleyen bir rehberdir. Fakat suistimaller yapılarak din gibi tertemiz duyguyu kullanan ve toplumları zehirleyen kimselerde her zaman olmuştur ve bundan sonra da olacaktır.

Bilim ile insanoğlunun yaşadığı dünyadaki şeyleri anlamlandırmaya çalışmaktır. Bunun için belli araçlar ve metodolojilerle ilerler. Bilimin sınırı vardır.  Sınır içinde kaldığı sürece bilim faydalıdır ki zaten sınır içinde kalması kendi doğasında vardır. Sınırı aşan bilim olmaz, bilimle uğraşan insanlar olur. Yani haddi aşan bilim değil, insandır.

Din ve bilim arasındaki ilişki kendi doğalarında belirlidir. Fakat insanların kibirli halleri, egoları ve inanış üstünlüğüne kapılmaları nedeniyle arada çatışmalar yaşanır. Din bilimle uğraşılmasını, dünyayı anlamayı emreder. Bu ikili arasındaki ilişki bu şekilde de olmalıdır.

Yeteri kadar gelişmeyen toplumlarda dini baskınlık sonucu bilime karşı bir önyargı ve baskı vardır. Bilimi dine muhalefet gibi görürler. Bilim dinsizliktir öyle toplumlar için. Bazı toplumlar da vardır ki; daha fazla gelişmiş ama gelişimini tamamlayamamış olduğu için bilime saygılıdır fakat dini her şeyin üstünde tuttukları için bilimi, işlerine gelmediğinde yok sayarlar, ta ki başı sıkışınca ve bilime ihtiyaç duyuncaya kadar. Gelişmiş toplumlarda ise bilimin sınırı bellidir ve dini alana girmeden, saldırmadan ve din ile bilim arasında çatışma olmadan bir yaşam sürülür.

Türk toplumu inanışın gereğini yapmayan bir toplumdur. Çünkü İslam’ın ilk emri okudur fakat büyük bir çoğunluk okumaz. İslam aklını kullanmayı, gayret etmeyi ve çabalamayı emreder. Aklın yolunu kullanmayı reddeden bir toplum bilimi önemsemez. Bizler maalesef bilimi dinleriz ama sadece dinlediğimizle kalırız. Bilimin gereğini çoğu zaman yapmayız. Toplumun bu alışkanlığını değiştirmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yönetim, insanlığın başından bu yana var olan dünyanın en eski bilimlerinden birisidir. İlk insanların toplu yaşamaya başladığı anda başlayıp bugüne gelmiş bir bilimdir. Zaman içinde ortaya çıkan sanayi devrimleri ve diğer toplumsal olaylardan etkilenmiş ve gelişerek bugünlere gelmiştir. Fakat buna karşı ülkemiz yönetim bilimini neredeyse yok saymaktadır. Hal böyle olunca da iç güdülerle yönetim faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Ders alınmadan, tekrar tekrar aynı hataları yaparak ve hiç yaşanmamış gibi tekrar yaşayıp anlık ders çıkartılarak yönetim kültürü hakimdir.

Halbuki yönetim, sadece bir toplumda değil tüm dünyada bugüne kadar yaşananlar sonucu evrilerek bugünkü hale gelen çok önemli bir bilimdir. Buna karşın “her şeyi ben bilirim”cilik düşüncesi neticesinde yönetim bilimi küçümsenmiş, hak ettiği noktaya ulaşamamıştır.

Yeni çağ, yönetim odağında ilerleyen devletlerin başarılı olacağı bir dönemdir. Bu dönem 2019 yılında ortaya çıkan pandemi ile başlamıştır. Dolayısıyla artık yönetim bilimiyle gerçek anlamda tanışmanın ve bu bilim ışığında ilerlemenin vakti gelmiştir. Buna karşın süreci, yüzlerce yıl süren bilim-din çatışmasını çıkarmadan, sınırını aşmadan ve bunu suistimal etmeden yürütmek herkesin boynunun borcudur.

Gerçekten ilim sahibi olan din adamlarının bilimle ilgili açıklamalarına kulak vererek din-bilim çatışması yaşamak yerine iş birliği içinde olmasını sağlamaya enerji harcamalıyız. Toplum, din bilim ekseninde kutuplaşmamalı, ikisinin enerjisi ile birleşmelidir.

Toplumumuz bilimi dinlememenin bedeli canlar vererek ödedi ve maalesef ödemeye devam ediyor. Bilimi rehber edinmek için yeni çağın başı olan içinde bulunduğumuz geçiş döneminde güzel bir fırsat bizi bekliyor. Buna engel olmak isteyenlere fırsat vermeden, din gibi temiz bir alanı kirletmeden ve kirletilmesine izin vermeden; dinin aklı rehber edininiz emrini yerine getirmek vakti geldi geçiyor bile…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir