İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Devlet yönetiminde ikinci aşama

Yönetimin en doğal sorunu, yönetim körlüğünün yaşanmasıdır. Yöneticiler, uzun süre yönetimde olduğu takdirde alışkanlıklarından dolayı fırsatları, tehlikeleri, doğruları ve yanlışları sağlıklı şekilde göremezler. Buna yönetimsel körlük denir. Bu çok doğal yönetimsel bir olaydır ve çözümü basittir. Çözüm özel sektör ve kamu için ayrıdır. Hastalık teşhisi aynı, reçeteleri farklıdır.

Özel sektörde yönetimsel körlük, dışarıdan profesyonel bir gözün gelmesi ile çözüme ulaşır. Fakat devlet yönetiminde işler o kadar kolay değildir. İşin nev’i gereği dışarıdan birisinin gelmesi çok sağlıklı bir yol değildir. Fakat kamuda uzun zamandır kullanılan rotasyon fikri üzerine düşünülebilir. Ama rotasyon da tam çözüm değildir. bunun için geliştirilen yöntem tıpkı seçimlerde en fazla seçilme sınırı getirilmesi gibi devlet üst yönetimi de belli süreden fazla çalışmamalıdır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhuriyet yönetim tarihinin en önemli kilometre taşlarının başında gelmektedir. Bu dönem Osmanlı’daki II. Murad dönemi ile benzerlik göstermektedir. Fakat o dönemdeki aksaklıkları düşünerek alınan dersleri bir daha hatırlamakta fayda olduğu kanaatindeyiz.

II. Murad dönemi reformları başlı başına bir milattı. Fakat sonu kaht-ı ricale çıkan yani devleti yeni modern sistemde yönetecek yönetici bulunmayacak hal getiren bir sona çıktı. Böyle olunca da amacına ulaşmadı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde de eski sistemde görev alan devlet yöneticilerinin yeni sistemde de görev alıyor olması yanlış bir uygulama olacaktır. Bu sebeple yeni bir kadro kurulması gerekir. Öte yandan sisteme geçeli yaklaşık beş yıl oldu. Sistemin ikinci evresi yani eksiklerin görülüp revize aşaması başlaması gerekir. Bu aşamada sistemde bugüne kadar tıkanan stratejik eksiklik, hata ve yanlışların tespit edilip giderilmesi ve sistemin geliştirilmesi dönemi. Bu dönemi gerçekleştirecek yönetim kadrosu yenilenmelidir. Bu kadro sistemi, yeni çağa hazırlamalıdır. Körlük ancak değişim ile giderilir. Bunun yanında II. Murad döneminde reform gerçekleşmemesinin diğer iki nedeni ise zaman yetersizliği ve maddi sınırdı. Bu iki etmen günümüzde o dönemden daha önemli hale geldi. Artık teknolojiyle birlikte, zaman çok daha sınırlı ve maddi kaynaklar daha kıt hale geldi. Dolayısıyla çok daha zor şartların haiz olduğunu söyleyebiliriz.

Sonuç olarak devlet üst yönetiminde geçiş sürecinde bulunduğumuzu ve bu sürecin zaman kaybı olmadan başlaması gerektiğini görmekteyiz. Yönetimsel körlüğü geçirmenin tek yolu budur. Bunun ötesinde yapılan ve geliştirilen çözümler sonuç vermeyecektir. O yüzden başka yollara girip macera aranmamalıdır. Aksi durumda çok ağır yönetimsel hasarlar oluşur ve bedeli tüm ülke öder.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir