İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Göç Bakanlığı ve amaçları

Bundan iki yıl önce Göç Bakanlığı düşüncesini dile getirmiştik. O dönemde düzensiz göçlerin yarattığı olumsuz etkiler henüz hissedilmemişti. Sonrasında rehabilite edilmeyen sığınmacı ve göçmenlerin yarattığı ekonomik, sosyal, kültürel ve sosyolojik negatif etkiler toplumda ciddi rahatsızlar oluşturdu.

Göç Bakanlığı fikri, oluşan bu rahatsızlıklar sonrasında herkesin dile getirdiği bir çözüm haline geldi. Fakat toplumun en büyük sorunu olan bilgi temelli düşünceden yoksun çok yanlış şekle bürünen bir kavram haline evrildi. O kadar sığ hale getirildi ki, sonuç olarak ayrı bir bakanlığa gerek duyulmadan mevcut bakanlık ve kurumlar aracılığı ile bu görev yapılabilir düşüncesiyle çalışmalara devam edildi.

Halbuki iki sene önce bizim sunduğumuz göç bakanlığı fikri, sadece şimdiki sorunlarla başa çıkmak için değil gelecekte olası çıkabilecek sorunların önlenmesi ve ülkemizin daha da güçlenmesi için atılan temelin karşılığı olarak sunulmuş bir öneriydi. Çünkü ülkemizde bulunan milyonlarca sığınmacı ve göçmen, şu anda neden ülkemizde ise çok daha fazlası ilerleyen yıllarda ülkemize gelmek isteyecek. Bunun için bugünkünden çok daha fazla nedenleri olacak. Çünkü göçe neden etmenler her geçen yıl artacak.

Kaynak: Şekil yazar tarafından oluşturulmuştur.

Yukarıda göçün sebep-sonuç ve sonuç-sebep şekli görülmektedir. Göç, öyle bir konudur ki, sebepleri sonuca, sonuçları sebeplere neden olmaktadır. Yani sebep tüm sorunların sonucudur ama bu sonuç yeni sebepler yaratır. İşte tam bu noktada, göç tam bir kısır döngüdür.

Toplum şu anda yaşadığı sonuçlar itibariyle ülkemizdeki sığınmacı ve göçmenleri gönderilmesi amacıyla bir bakanlık kurulması istiyor doğal olarak. Anlık düşünce bu yönde. Bakanlığın adeta süpürge görevi görerek ülkedeki sığınmacıları ve göçmenleri sınır dışı etmesi isteniyor. Toplumun anlık düşünmesi çok normal. Geleceği düşünecek ve olası sonuçlar için tedbir alacak kurum devlettir. Devletin olaya daha geniş açıdan makro şekilde bakarak hareket etmesi ve politika üretmesi gerekmektedir. Bu sebeple daha geniş bir perspektifli Göç Bakanlığı çalışması yapmalıdır. Çünkü anlık düşünülerek oluşturulan günlük politikalar, çözüm üretmez sadece günü kurtaran aksiyonlar olur. Hâlbuki ki devletin görevi bir durum karşısında aksiyon almaktan çok olası ön görülerle önleyici hizmetler üretmektir. Böylece hem ana hizmet amacına uygun hem daha az kaynak ve maliyetle stratejik bir çalışma yapılmış olur ki, devletin yapması gereken de tam olarak budur.

Göç Bakanlığı aşağıdaki amaçlara hizmet eden bir vizyon odağında kurulmalıdır.

  1. Nüfusun demografik yapısının sağlıklı hale getirilmesi için politikaların oluşturulması,
  2. Ülkemizde kalacak sığınmacı ve göçmenlerin rehabilitasyonu,
  3. Ülkemizde bulunan sığınmacı ve göçmenlerin sağlıklı şekilde sınır dışı edilmesi,
  4. Tersine iç göç için stratejik yol haritası ve politikaların oluşturulması,
  5. Tersine beyin göçü politikası ile yurtdışında bulunan Türklerin yurda dönüşünün sağlanması.

Yukarıda yer alan maddelerden ilki olan demografi çalışmaları çok önemlidir. Ülkemizdeki kaynakların daha verimli ve etkin kullanılabilmesi için makro bir eylem planı hazırlanmalıdır. Her bölgenin, şehrin bir fonksiyonu belirlenmeli ve master planı yapılmalıdır. Hangi bölge veya şehir tarım hangisi sanayi hangisi hizmet üretecek, bu belirlenmeli ve bunun için nüfus uyumluluğu kontrol çalışması yapılmalıdır. İlgili bölgedeki nüfus, yapılması ön görülen çalışma için uyumlu mu değil mi; değilse uyumlu hale getirilmesi çalışılmalıdır. Bu çalışma her şeyin başı olacak şekilde kurgulanmalıdır. Ülkeye gelecek sığınmacı ve göçmenler rehabilite edildikten sonra bu plana göre yerleştirilmelidir. Örneğin ülkesinde yüksek öğrenim almış bir sığınmacı ya da göçmen mavi yakalı işte çalıştırılması ülkemiz adına bir kayıp olacaktır. Bunun yanında bölge ve şehirlere göre belirlenen üretim planı kapsamında nüfusu yetersiz olan yerler için iç göçü özendirici ve rehabilite edici programlar oluşturulmalıdır. Mesela bir bölge için tarım üretimi rolü verildiyse bu konuda o bölgeye yerleşecekler için teşvikler ve göç edenlerin tarım konusunda eğitim alacağı bir sistem altyapısı oluşturulmalıdır. Bir başka amaç ise ters göç konusu. Ülkemizden yıllar içerisinde yurtdışına gidenler için tersine göç politikası kapsamında yurtdışında bulunan vatandaşları ülkemize gelmeleri ve burada çalışmaları için teşvik ve istihdam programları oluşturulmalıdır. Gelecek beyin gücü olan ülkelerin olacaktır.

Yukarıda yer alan beş amaca hizmet edecek bir bakanlık kurulması, sadece günlük konularla ilgili aksiyon almaktan öte geleceğe dair bir vizyon çalışması olacaktır. Çünkü gelecekte göç kavramı dünyanın çok daha fazla gündeminde olacak bir konudur. Bu sebeple tüm devletlerin olduğu gibi devletimizin de ilgili tedbirleri alması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere diğer topluluk ve devletlerin raporlarında önümüzdeki yıllarda çok daha fazla insanın göç edeceği ve dünyada ciddi bir göç hareketliliği olacağı yer almaktadır. Şimdiden tedbir almak ise devletin görevidir. Göçmen ve sığınmacılar geldikten sonra yapılacak her şey daha fazla kaynak ve maliyet demektir. Devletten tedbiri buna göre şimdiden alması beklenmelidir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir