İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İ.K. 4.0

İngiltere başta olmak üzere, bazı Avrupa ülkelerinde, 1600-1800 yılları civarında, birinci sanayi devrimi ile birlikte, toprak sahipliliği düzeni değişmiş ve ilk proletarya sınıfı doğmuştur. 1900’lü yıllarda ise, ikinci sanayi devrimi, zanaatkârları yok ederken, işçi sınıfının yaygınlaşmasına ve beyaz yakalılara özgü yeni mesleklerin doğmasına yol açmıştır. 1989 yılından itibaren ise, üçüncü sanayi devrimi, bilgisayar ve dijital teknolojileri üreten veya kendi alanlarında bunları kullanıma sokan yeni mesleklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Üçüncü sanayi devriminin yok ettiği, fakat pek çoğumuzun farkına varmadığı meslekleri mobil telefon örneği ile hatırlatmaya çalışalım. Mobil telefonlar henüz yokken telefon görüşmelerimizi sağlayan sekreterlerimiz / operatörlerimiz vardı. Cebimizde taşıdığımız ajandalarımız ve telefon fihristlerimiz vardı. Not defterlerimiz, kalemlerimiz vardı. Eskiden kimyasal filimler kullanan fotoğraf ve video kameralarımız vardı. Müzik kasetleri, video oynatıcılarımız vardı. Banka hesap cüzdanlarımız vardı. Fotoğraf albümlerimiz, seyahate çıkarken yanımıza aldığımız pusulalarımız vardı. Günlük hayatımızda kullandığımız pek çok araç gereci uygulama olarak mobil telefonlarımıza sığdırdık. Artık yoklar. Bunları üreten firmalar da, üretim sürecindeki meslekler de artık yok.

Dijital ortamda kullandığımız uygulamaların çok önemli bölümü, eskiden var olan birçok araç gereci ve mesleği ortadan kaldırmıştır. İleriye dönük olarak dördüncü sanayi devrimi de bugün var olan bazı meslekleri yok ederken, yeni mesleklerin doğmasına neden olacaktır. Yok edilen mavi yakalı mesleklerin yerine, kas gücüne çok daha az ihtiyaç duyan yeni meslekler doğmaktadır. Yok olacak beyaz yakalı mesleklerin yerine ise daha üstün eğitim ve nitelikli işgücü isteyen meslekler doğacaktır.

Dördüncü sanayi devriminin yaratacağı etkiler konusunda toplumdaki algı, bilinmezliğin yarattığı korkuyu yansıtmaktadır. Akıllı robotların insanların mesleklerini elinden alacak olmasından, hatta bununla da yetinmeyip, dünyanın yönetimini ele geçirip, insanlığı yok edeceklerinden korkulmaktadır.

Dördüncü sanayi devrimi ve akıllı robotların pek çok mesleği ortadan kaldıracağı hiç şüphe götürmez. Çünkü bu devrimin temel amacı, insan faktöründen mümkün olduğu kadar arındırılmış, bütünüyle otonom ve mükemmelleştirilmiş endüstriyel süreçlere dayalı bir üretim sisteminin inşa edilmesidir. Pek çok araştırmacı ve düşünür, bu tanımdan yola çıkarak, yapay zeka ve robotların tüm işleri insanların elinden alarak büyük bir işsiz kitlesi yaratılacağını ileri sürmektedir. Oysa tanımın içindeki “insan faktöründen mümkün olduğu kadar arındırılmış” nitelemesi endüstriyel ürünlerin üretimi için geçerlidir. Tüm sektörler için geçerli değildir. Bu yeni yapı insandan tamamen arındırılmış üretim süreci değil, üretim sistemindeki fiziksel insan-makine ilişkisinin yerine siber insan-makine ilişkisinin arttırıldığı bir sistem sunmaktadır.

Öncelikli hedef, kas gücüne dayalı emeğin kullanıldığı işlerin makinelere yaptırılmasıdır. Zaten, pek çok gelişmiş sanayi ülkesi bugün bu aşamayı çoktan geçti. Ağır sanayi, otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlerde insanların yerini robotlar aldılar bile.

İkinci sanayi devriminde olduğu gibi, ülkelerin gelişmişlik ve eğitilmiş eleman düzeylerindeki farklılıklardan dolayı, sanayi ve teknolojideki gelişmeler tüm dünyada eşzamanlı olarak yaşanmamaktadır. Endüstriyel devrimlerin geçirdiği tüm geçmiş aşamaların, dünyanın farklı bölgelerinde halen uygulanmakta olduğunu görmek mümkündür. Bu aşamalar henüz dünya yurttaşlarının çoğuna ulaşabilmiş değildir. Dünyanın değişik bölgelerinde yaşayan pek çok insanın halen elektriğe, temiz suya, sıhhi tesisata erişimi yoktur. Gene de dördüncü sanayi devrimi kaçınılmaz olarak gelişmekte olan ekonomileri çok daha fazla etkileyecektir.

Endüstri 4.0’ı yaşamaya başlayan ülkelerin yanı sıra halen ilkel komünal topluluklar da dünyada varlıklarını sürdürmektedir. Bundan sonra yapacağımız analizleri ve yorumları, bu gerçeği göz önünde bulundurarak yapmalıyız.

Bu denli köklü değişimin olacağı bir dönemde elbette birçok tanım değişecek. Bir kere öncelikle insan kaynakları alanı değişecek. Zaten insanı kaynak olarak gören bir zihniyet zaten yanlıştı. Şimdi bu alanın içeriğinin değişmesiyle tanımında da belki bir değişim olur. Burada esas sorun ya da bizleri korkuya sevk eden şey, insanın sadece beynini kullanmak isteyen sistem, sınırlı sayıda kişiye istihdam olanağı sağlayacak ve geri kalan insanlar işsiz kalacak. Öyle bir durumda ne olacak? Her dönemin yarattığı kriz fırsat barındırır. Endüstri 4.0’ın yaratacağı bu kriz de kendi içerisinde fırsat barındırıyor. Elbette yok olan meslekler olabileceği gibi yeni meslekler de ortaya çıkacak. Yani dönem kendi içerisindeki sistemi dengeli bir şekilde kuracak. Endüstri 4.0’ın diğer dönemlerden farkının bir çağı kapatıp yeni bir çağ almasından mütevellit olması sebebiyle hayatın her alanında 4.0 akımı olacak. Hizmet sektöründen, eğitime; yerel yönetim hizmetlerinden, ulaşım sektörüne kadar her alan 4.0 akımı içerisinde olacak. Dolayısıyla öngörüm sadece sanayi sektöründe değil, her sektörde yok olacak meslekleri göreceğiz. Toptan bir yok oluşa şahit olacağız. Bşr nevi insan kaynakları alanı da resetlenecek. Sil baştan kurallar oluşacak. Kuralları kim mi oluşturacak? Dip dönemini başarıyla geçen yükseliş mücadelesi döneminde başarılı sınav veren yeni çağın süper güçlü ülkeleri koyacak.

Tüm bunlar göz önüne alındığında Türkiye’nin süper güçlü ülkeler arasında olması bir çok açıdan elzem. Kural koyan mı yoksa konulan kurala uyan bir ülkede yaşamayı mı tercih edersiniz? Elbette kuran koyuculardan birisi olmak hem makro ölçekte hem mikro ölçekte avantaj yaratacaktır. Özellikle konumuz gereği insan kaynaklarının yeniden yapılandırılması ve endüstri 4.0’a uyumlu hale getirilmesinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni avantaj olarak görüyorum. İşleyişlerin daha hızlı ve hantal bürokratik işlemlerden bağımsız olması çok büyük bir fırsat. Lakin şuana kadar ki uygulama ve gelinen noktanın yetersiz olduğunu düşünüyorum.

1 no’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’nin görevlerine bir bakalım.


İnsan Kaynakları Ofisinin görevleri

MADDE 527/D- (Ek:RG-24/10/2019-30928-CK-48/9 md.)

(1) İnsan Kaynakları Ofisinin görevleri şunlardır:

a) Türkiye’nin insan kaynakları envanterini çıkarmak ve ihtiyaç duyulan alanlarda yetenek gelişim faaliyetlerini yürütmek.

b) Türkiye’nin vizyonu, hedefleri ve öncelikleri doğrultusunda insan kaynağının geliştirilmesini sağlamaya yönelik projeler üretmek.

c) Özel yeteneklerin keşfini sağlamak ve yetenek yönetimi projelerini yürütmek.

ç) Politika kurullarının öncelediği alanlarda küresel düzeyde insan kaynağının tespitini yaparak milli projelere kazandırılmasını sağlamak.

d) Kamuda kariyer yönetimi, performans yönetimi ve diğer modern insan kaynağı yönetim modellemelerinin hayata geçirilmesi için projeler geliştirmek.

e) Kamu istihdamında liyakat ve yetkinliğin artırılması için gerekli projeleri üretmek ve çalışmalar yapmak.

f) Verimliliğin artırılması için insan kaynakları planlamasına yönelik çalışmalar yapmak.

g) Cumhurbaşkanınca verilen diğer görevleri yapmak.

Teoride çok güzel tanımlar yapılmasına karşın eksiklerin olduğunu söyleyebiliriz. Bir kere her şeyden önce dünyadan ve değişimlerden bağı kopuk bir envanter çıkarmak kapalı kutu içerisinde çalışma yapmaya benzer. Yetenek gelişim faaliyetlerini yürütmek de makro bir çalışma değildir. Dünyadaki insan kaynakları alanındaki değişime uyum sağlamak için ülkedeki durumu tespit ederek, olması gereken mesleki standartların tespitini sağlayarak, ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde çalışmalar yaparak ülkenin iş ve mesleki standartlarını belirlemek gibi bir tanım konulması gerekiyor. Ayrıca sistem içerisinde “ofis” statüsü yetersiz Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Başkanlığı statüsüne yükseltilmelidir. Bakın çok önemli bir uyarı yapmak istiyorum. Bu kararlar objektif, liyakat gereği alınması gereken kararlardır. Eğer sistem statü sahibi olmasına karşın liyakatten uzak bir bürokratik anlayışa teslim edilirse, hepimiz kaybederiz. Çünkü sübjektif bakış açısı hiçbir zaman nesnel gerçekleri gölgeleyemez. Değişime buradan başlamak gerekiyor. Top yekûn bir var oluş mücadelesinde olduğumuzu ısrarla söylüyorum. Dünyada süper güç olma savaşı verdiğimiz. Bir nev’i İstikbal Savaşındayız. Tümden gelim metoduna göre insan kaynakları yapısını değiştirmemiz gerekiyor. Tehditleri, fırsatları çok iyi tespit etmek ve buradan elde edilen verilerle oluşturulacak stratejiyi politika haline getirmek gerekiyor.

Kaybolacak ve yeni doğacak mesleklerden bahsetmiştik. Bunların bir kısmını şimdiden öngörebiliyoruz lakin bir kısmını öngöremiyoruz. Endüstri 4.0 o kadar hızlı ilerliyor ki bazı şeyleri bu çağın bakış açısı ile yorum yapmak imkansız.

Endüstri 4.0 çağında yani yeni çağda yok olacağı öngörülen meslekler:

  1. Çağrı Merkezi Operatörlüğü
  2. Kuryelik
  3. Cerrahi
  4. Çiftçilik
  5. Güvenlik Görevlisi
  6. Perakende Asistanı
  7. Restoran Çalışanı
  8. Gazeteci
  9. Kamyon Şoförü
  10. Öğretmenlik

Endüstri 4.0 çağında yani yeni çağda doğacağı öngörülen yeni meslekler:

  1. Endüstriyel Veri Bilimciliği. …
  2. Robot Koordinatörlüğü …
  3. IT/IoT Çözüm Mimarlığı …
  4. Endüstriyel Bilgisayar Mühendisliği / Programcılığı …
  5. Bulut Hesaplama Uzmanlığı …
  6. Veri Güvenliği Uzmanlığı …
  7. Şebeke Geliştirme Mühendisliği. …
  8. 3-D Yazıcı Mühendisliği.
  9. Endüstriyel kullanıcı arayüzü tasarımcılığı
  10. Giyilebilir teknoloji tasarımcılığı

İnsanın kaynak olarak değil değer olarak görüldüğü bir çağa girmeyi umut ediyorum. Artık insanın kol gücünden ziyade beyin gücünün işe yarayacağı bir zaman dilimine giriyor olmak oldukça heyecan verici. Yukarıda yazılanlar şimdiden ütopik gelse de çok kısa zaman sonrasında bizzat yaşayacağız. Hele ki yok olacak ve yeni çıkacak meslekleri okurken yok o kadar değil, o meslek bitmez veya böyle bir mesleğe ihtiyaç olmaz dediğinizi duyar gibiyim. Ama bundan çok değil 10 sene önce bugünleri anlatsak ona da aynı tepkiyi vereceğinize eminim.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir