İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kurumsal Yönetim Modeli

Türk dil kurumuna göre kelime anlamı “bir yere gitmek için izlenen yol, cihet, istikamet” yön kelimesinden türemiş ve “yönetme işi, çekip çevirme, idare” olarak tanımlanan yönetim kavramı insanlığın tarihi kadar eskiye dayanmaktadır. İnsanlık tüm yaşantısı süresince yönetim kavramı ile hep içi içedir. Mezopotamya’da yerleşmiş ilk kavimlerden biri olan Sümerler, yerleşimlerini tapınaklarının civarında kurmuşlardır ve buradaki mukimlerin yönetilmesini rahipleri aracılığıyla gerçekleştirmişlerdir. İnsan yönetmeyle ilgili iyi örneklerden birisi de şüphesiz Mısır medeniyetidir. Tarımsal üretim için ihtiyaç duydukları sulama kanalları ve piramitlerinin yapımı için gerekli olan muazzam insan kaynağını yönetim becerileri sayesinde yapabilmişlerdir. Hammurabi ülkesi olan Babil’de bugüne rehberlik edebilecek anlamda kanunlar çıkararak yönetimsel bir faaliyet gerçekleştirmiştir. Roma ve Osmanlı imparatorlukları günümüze kıyasla kısıtlı teknolojileri ve iletişim sistemlerine rağmen çeşitli coğrafik bölümlendirme ile topraklarını yerinden yönetim veya yetki devri vererek yüzyıllarca başarılı uygulamalarla yönetebilmişlerdir. Tüm bu örnekler insanlığın varlığından beri yönetim faaliyetinin ve başarılı yönetim uygulamalarının varlığının ispatıdır.

Her ne kadar, Mısır, Babil, Yunan ve Roma da örgütlenme belirli bir seviyeye ulaşmış olsa da yönetimle ilgili asıl gelişmeler 16-18. yüzyıllarda kendini göstermiş ama en önemli gelişme sanayi devrimiyle birlikte olmuştur. Yönetimin tarihsel gelişiminde çeşitli kişilerin katkıları olmuştur. Bilimsel nitelikteki çalışmalarıyla dikkat çeken ve bazı görüşlerinin geçerliliği halen korunmakta olan bu kişilerden bazıları Max Weber, Henri Fayol ve F. Wilson Taylor’dur. Taylor’un yönetim bilimine ilişkin yaptığı tanıma göre:

“Bilimsel yönetim, ne kaçınılmaz derecede önemli bir buluş, ne de yeni bir keşif veya müthiş bir olaydır. Bilimsel yönetim, geçmişte yapılmamış bir kombinasyondur. Yani eski bilgilerin toplanıp, analiz edilip, gruplanıp, kural ve kanunlar olarak sınıflandırılması bir bilim ortaya çıkarmaktadır.”

Yönetim biliminin temel özelliği farklı disiplinlerin geliştirdiği yöntem ve bilgilerin birleştirilip uygulamaya koymasıdı. Bugünkü anlamda yönetim bilimi, 1700’lerin ortalarından başlayarak 1800’lere kadar süren sanayi devriminin getirdiği üretim ilişkilerindeki teknolojik değişiklik neticesinde kitle üretiminin faydaları ile gelişme göstermiştir. Üretim sistemlerinin dağınık ve küçük yapıdan merkezileşmiş ve fabrika sistemine dönüşmesi bugünkü anlamıyla kullanılan “yönetim- management” kavramını meydana çıkarmıştır.

İmalat sektöründeki bu gelişim ile birlikte yönetim bilimindeki dönüşümler de baş döndürücü hızla olmuştur. Kısa bir zaman içerisinde, imalat sektörünün daha da gelişmesi için, hizmet sektöründe yönetim kavramı önem kazanmaya başlamış, çok kısa bir zaman sonra yaygın hale gelmiştir. İlerleyen dönemlerde kamu sektöründe yönetim konusunda çalışmalar başlamıştır.

Tüm bu gelişmelerin kısa süre içerisinde gerçekleşmesi, özellikle de hizmet sektörü için, gelişmelere ayak uyduramama sorununu ortaya çıkarmıştır. Kamu ya da özel sektör farketmeksizin, hizmetten faydalananların beklentisi teknolojinin gelişimi ile doğru orantılı olarak sürekli ve hızlı şekilde artmıştır. Bunun sonucunda da kamu ya da özel sektörde yönetim olgusunu daha da önemli hale getirmiştir. Kısa süre içinde özel sektör için varlığını devam ettirme, kamu sektörü için devletin varlığı ve kamu yönetiminin başı olarak yürütmenin iktidarda kalması bakımından yönetim kavramı önem kazanmış, çözüm olarak da “kurumsallaşma” kavramı ortaya çıkmıştır.

Kurumsal Yönetim Modeli (KYM) Nedir?

2019 yılı sonlarında çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alarak pandemi ilan edilmesine sebep olan Covid 19 virüsü, tüm dünyadaki alışkanlıkların kökten değişmesine sebep olmuştur. Yönetim kavramı da bu değişimden kendi payına düşeni almıştır. Kamu ya da özel sektör yönetimlerinde de, özellikle geleceğimiz olarak gösterilen endüstri 4.0 olgusunun günümüzün gerçeği olması sebebiyle  “yönetimde minimalizm” olarak adlandırabileceğimiz bir takım değişiklikler oldu. Artık çok daha sade süreçlerle hizmet üretilirken, hizmeti kullananlar lehine bir evrilme oldu; buna karşın hizmeti üretenler ve faydalanıcılar başta olmak üzere tüm paydaşlar bu durumdan memnun kaldı. Çünkü hizmeti sunanlar daha sade ve karmaşık olmayan şekilde hizmet üretirken, faydalanıcılar ise daha hızlı ve rahat bir şekilde hizmete ulaştılar.

Elbette yönetim biliminde önemli yer tutan kurumsallaşma kavramı bir takım değişimler geçirdi. Kurumsallaşma, kurumsal yönetim modeline evrildi. Endüstri 4.0 olgusunun dahil olması ve de daha da önemlisi her sektör için hatta her kurum ve kuruluş için farklı ihtiyaçların doğması üzerine kurumsallaşma reçetesi pek işe yaramamaya başladı.

Kurumsal yönetim modeli, kurum ve kuruluşların ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan ve her bir aşamasında gelişmelere yüksek hassasiyet düzeyiyle uyumlu halde olan, modüler bölümlerin oluşturduğu bütünsel yaklaşımlı yönetim modelidir.

Kurumsallaşma, endüstri 4.0 döneminin fiili olarak kullanıldığı 2020 yılından itibaren; yönetimde etkin olmanın çözümü olmaktan çıkmış; yönetimde başarı için bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu ihtiyacın çözümü de kurumsal yönetim modelidir.

Kurumsal yönetim modelini anlamak için kurumsallaşma yaklaşımına detaylı bir şekilde bakmak gerekmektedir. Sonrasında ise endüstri 4.0 kavramının tanımını yapmak ve yönetim bilimine etkisini irdelemek gerekmektedir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir