İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Marka şehirler sorunsalı

2000’ li yılların başında gündeme gelen ve kısa bir sürede moda olan marka şehir kavramı, hayatın her alanında olduğu gibi, içi boş bir şekilde kullanıldı ve modası geçince de bir kenara atılarak unutuldu.

Yönetim tarihimiz, başlığın çekici güzellikte olduğu, buna karşın içi bomboş projelerin olduğu mezarlıklarla doludur. Böyle olunca yıkılması kolay projelerden geçilmiyor. Şekilcilikten öteye gitmeyen bir yönetim anlayışı hâkim olduğu dönemdeyiz. Liyakatin yerini sadakat aldı. Bir üst amirini sadık olanların belli makamlara geldiği bir dönemdeyiz.

Merkezi yönetimce başlatılan ve AB fonlarıyla da desteklenir hale gelen marka şehircilik kavramı sadece logosu yapılan şehir tanıtımlarından öteye gidemedi. Birçoğunun projesi tamamlanamadan sonlandırıldı. Genel olarak Türkiye, marka şehircilikte sınıfta kaldı. Çünkü yerel yönetimler, merkezi yönetimin gözüne girmek için şekilci politikalar benimsedi ve gerçek anlamda hizmet üretmedi. Mesela millet bahçesi buna çok güzel bir örnektir. Sırf cumhurbaşkanı bölgeye geliyor diye çay bahçelerinin ya da parkların tabelası indirildi ve bir gecede millet bahçesi oldu. Amaç, Cumhurbaşkanı geldiğinde “Sayın Cumhurbaşkanım şehrimizde millet bahçemizde var.” demek için yapıldı tüm bu olanlar. Bakınız bir millet bahçesinin üç ana işlevi vardır. Birincisi o bölgenin bitkilerinin sergilendiği alanlardır, ikincisi şehrin oksijen üretimine katkı sağlar ve üçüncü olarak şehrin acil toplanma merkezidir. Acil toplanma merkezi olması sebebiyle millet bahçelerinin yapımında AFAD’ da aktif görev almalı ve acil durumda hizmet verecek alt yapıyı, millet bahçesi kurulurken, oluşturmalıdır. Ama ülkemizde bu durumu bilen yerel yönetim temsilcisi bile olduğunu sanmıyorum. Zira bu konuda AFAD’ ın çalışma yapmadığını çok yakından bizzat biliyorum. Millet bahçelerinin çoğu işlevinden uzak, tabelası millet bahçesi yazan parklardan ibarettir.

Bu bakış açısı ile yönetim olmaz. Yerelde de merkezide de olmaz, olamaz. Şekilci yönetimlerden uzaklaşıp gerçek manada fayda sağlayan hizmetler üretmemiz gerekiyor. Aksi durumda yaşanan depremlerin sonuçlarını yaşadığımız gibi şeyler yaşamaya mecbur oluruz. Gerek doğal gerekse de doğal olmayanlardan afetlerden dolayı ülkemiz risk altındadır. Bu riski her daim aklımızda tutarak ve dikkate alarak yönetim sergilemek gerekiyor.

Marka şehirlere baktığımızda bir şehri sadece afiş, görsellerle tanıtmak yani tutundurma faaliyeti yapmak marka şehircilik anlayışı değildir. Şehrin değerini oluşturmak gerekiyor. Bu şehrin konumlaması nedir? Bu soru markalaşmanın ilk adımıdır. Tarım şehrinin gereksinimleri farklıdır, turizm şehrinin bambaşka. Bu farklılıkları bilerek markalaşmak gerekiyor. Yoksa şehri simgeleyecek bir logo bulmak ve görsel çalışmalarla tanıtım yapmak markalaşmak değildir. Şekilcilikten özde faydaya dönülmelidir.

Bu eleştirilere gerçekten kulak verilirse gerçek başarıyı yakalanır. Aksi durumda başarılı gibi gözüken ama en ufak bir imtihan sonucunu herkesçe görülebilir bir şekilde başarısızlık yaşanır. Hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Başarı ya da başarısızlık, kandırmalardan uzaklaşarak hedeflenmelidir. Algı yönetimlerinin ne kadar kısa sürdüğünü hayatın birçok alanında yaşıyoruz. Gerçek marka şehirler yaratmak için olması gerekenlerin yapıldığı bir çalışma içine girilmelidir. Yerel yönetimler bu konuyu öncelikli hedeflendirmelidir. Çünkü bir şehrin markalaşması için alt yapıdan, ulaşıma; sosyal hayattan, tarıma kadar geniş bir sahayı ilgilendiren konudur. Bu konuların tamamı şehir yönetimidir. Yani marka şehirler olması gereken şehir yönetimini ifade eder. Gerçek anlamda katma değer yaratmak ve başarıyı hedeflemek için bu vizyonla hareket edilmelidir. Yönetimlerde siyasi erklerin ve bürokratların yanı sıra teknokratlar da yer almalıdır. Sivil toplumda taşın altına elini koyarak gerek yerel yönetimlere gerekse merkezi yönetimlere katkı verir hale gelmelidir. Herkes şapkasını önüne alıp düşünmelidir. Şekilci yönetimlerden ziyade gerçek manada özde fayda sağlayan yönetimlerin olduğu devletler başarılı olacaktır. Gelecek başarılı ülkelerin…

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir