Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne Geçilmezse, Türkiye bir anda çökmez ama yavaş yavaş kan kaybeder. En tehlikelisi de budur zaten, İnsanlar kaybı fark etmez, kayba alışır.
Türkiye’nin kaybı başlıklar halinde aşağıda verilmiştir:
Para bir günde gitmez, her gün azar azar gider.
Kimse sabah uyanıp “bugün 100 milyar dolar kaybettik” demez ama ihaleler geç yapılır, yatırımlar durdurulur ve bir kriz geç fark edilir. Her biri küçük gibi görünür ama yılsonunda bakıldığında koca bir bütçe buharlaşmıştır.
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse Türkiye, her yıl sessizce 50–100 milyar dolar kaybetmeye devam eder.
Sorunlar büyümeden çözülmez, patlayınca müdahale edilir.
Bugün birçok sorun, küçükken görülür ama ciddiye alınmaz fakat büyüyünce “acil” olur. Geç müdahale, daha pahalıdır, daha serttir ve daha çok can ve para yakar.
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse Türkiye, kriz yönetmeye mahkûm kalır, önlem alan bir devlete dönüşemez.
İyi insanlar sistemden düşer, kalanlar yorulur.
Yanlış yönetilen sistemlerde işi bilen yorulur, çabalayan tükenir ve sessizce kenara çekilir.
Geriye risk almayan, sorumluluk taşımayan ve “günü kurtaran” bir yapı kalır.
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse Türkiye, insan sermayesini içten içe kaybeder.
Yatırımcı gelmez, gelen kısa süre kalır.
Kimse parasını: kuralların sık değiştiği, sürecin belirsiz olduğu ve kararların kişilere bağlı olduğu bir yere uzun vadeli koymaz.
Bu da daha az iş, düşük maaş ve kırılgan ekonomi demektir.
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse Türkiye, geçici paralar çeker ve kalıcı yatırımları kaçırır.
Devlet büyür ama güçlenmez.
Bina çoğalır, personel artar ve yazışma artar. Ama hız artmaz, etki artmaz ve güven artmaz
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse Türkiye, büyük ama yavaş; kalabalık ama etkisiz bir devletle yoluna devam eder.
Vatandaş devleti çözüm değil, engel olarak görmeye başlar.
Devlet işleri hızlandırmaz, sorunları azaltmaz ve hayatı kolaylaştırmazsa vatandaş şunu düşünür: “Ben kendi başıma halledeyim.” Bu düşünce yayılırsa kayıt dışı artar, güven azalır ve toplumla devlet, vatandaşla ülkesi arasında bağ zayıflar
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse devlet ile toplum arasındaki bağ sessizce aşınır.
En büyük kayıp zamandır.
Para tekrar kazanılabilir, itibar toparlanabilir ama kaybedilen zaman geri gelmez.
Her yıl gecikme rakip ülkelerin öne geçmesi, gençlerin umudunun azalması ve “bir 10 yıl daha gitti” hissi demektir.
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse Türkiye, bir neslin zamanını kaybeder.
O yüzden mesele şudur:
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi’ne geçilmezse Türkiye batmaz ama güçlenmez. Çökmek yerine yerinde sayar
Ve yeni çağda yerinde sayan ülkeler geriliyor demektir.
Merkez Anadolu Devlet Yönetimi Sistemi, bir lüks ve bir tercih değildir. Zamanında yapılmazsa bedeli her yıl artan bir zorunluluktur.
Kaynakça
Bu makale, klasik anlamda literatür taramasına dayalı bir derleme veya ampirik araştırma değildir. Çalışma boyunca herhangi bir akademik metinden doğrudan alıntı yapılmamış, fikir aktarımı veya kavramsal ödünçleme yoluna gidilmemiştir. Metin, yazarın uzun yıllara dayanan düşünsel birikimi, devlet yönetimi alanındaki gözlemleri ve kuramsal soyutlama çabası doğrultusunda özgün olarak kaleme alınmıştır. Bu nedenle kaynakça bölümü, literatüre referans sunmaktan ziyade, çalışmanın özgünlüğünü ve kurucu niteliğini vurgulamak amacıyla bilinçli olarak sınırlı tutulmuştur.
Dolayısıyla bu çalışma, literatüre dayalı bir yorum metni değil; literatüre katkı sunmayı hedefleyen özgün bir teorik çerçeve olarak değerlendirilmelidir.
