İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Patrimonyal yönetimin sonu kaht-ı ricaldir

Patrimonyal yani babadan oğula geçen yönetim tarzı daha çok geçmiş zamanlarda sıkça karşımıza çıksa da günümüzde de örneklerini görmüyor değiliz. Büyüklüğüne bakılmaksızın bir örgüt yönetim kademesinde lider öldükten sonra kaderini liderin yakınlarına bağlıyor ve liderliğe yakınlarından biri getiriliyorsa o örgütün kurumsallaşmayla ciddi sorunları var demektir.

İnsanoğlu bir topluluğun yönetiminde, çevresinde her zaman yakınlarını görmek istemiştir. Bunun ana sebebi tanışık ve güven olsa da zaman içerisinde görülmüştür ki, gücü taşıyamayanların olduğu bir yerde istediği kadar yakınlık olsun usülsüzlüğün önüne geçilememiştir. Bu sebepledir ki, insanlık liyakat diye bir şey keşfetmiştir. Liyakat, yönetimlerde bizden olan-olmayan ayırımına son veren devrim niteliğinde bir keşiftir.

Yönetim tarihine baktığımızda özellikle devlet işlerinde geçmiş zamanlarda baba-oğul ilişkisi haleflik seleflik açısından sıkı bir ilişki içerisindeyken, aydınlanma sonrası yerini liyakate bırakmıştır. Fakat gelişmekte olan ülkelerin devlet yönetiminde hala kan bağı olanların yönetimde olması görülebilir olasılıktır.

Ülkemizde yönetim esası itibariyle patrimonyal bir sistem olmamasına karşın, bazı kurumlarda kamuoyuna yansıyan patrimonyal yönetimlere şahitlik ediyoruz. Halbu ki tarihi çok iyi bir şekilde bilsek patrimonyal yönetimin sonunun kaht-ı rical yani devlet yönetiminde çalışacak liyakatli personelin bulunamaması durumuyla sonuçlandığını görürüz. Liyakati, odaktan biraz bile kaydırsak o ülke yönetimi çok ciddi zarar görür. Çünkü artık dünyada kartların yeniden dağıtıldığı bir dönemdeyiz. Yani taşların yerine oturmaya çalıştığı ve devletlerin ciddi bir mücadele içinde olduğu bir dönem. Bu sebeple duygusal kararlar almanın, adımlar atmanın ciddi negatif karşılıkları olacaktır.

Geçmişte olmuş olabilir lakin artık günümüzde hiçbir zaman çalışmanın karşılığı yalnızlık olmamalıdır. Liyakatli, dürüst insanların ödülü cezalandırılmak olmamalıdır. Bu durumu, bu toprakların kaderidir algısına oturtup sıradanlaştırmamalıyız. Liyakat esası ile görev alabilecek çok ciddi eğitimli ve deneyime sahip insanlara şans vermeliyiz. Liyakatten şaştığımız anda, refah içinde yaşamayı ancak hayal etmeye başlarız.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir