İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Politika Kurulları

2018 yılında fiili olarak uygulamaya geçen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yönetim tarihine geçen önemli kilometre taşlarından biridir. Sistemin kurulma öncesindeki hedeflerin ne kadarı hayata geçti bilinmez fakat bilinen bir gerçek var ki, sistemin kapsamlı bir ilk revizyona girme zamanının geldiğidir.

Organizasyonun büyüklüğünün önemi olmaksızın bir yönetim sisteminin kuruluşundan belli bir süre sonra planlananlar ile gerçekleşenlerin tahlili, arada farklar varsa revize edilmesi gerekliliğinden dolayı ilk revizyon yapılmalıdır. Bu sistemin kötü olduğunu göstermez bilakis doğru bir yönetim sisteminin doğasında olan bir olağan durumdur. Çünkü hiçbir sistem uygulanırken tam olarak planlandığı gibi işlemez. Mutlaka eksikler, yanlışlar, fazlalıklar ve bir takım değişmesi gerekenler vardır. Bu sebeple Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de mutlaka kapsamlı bir revizyona girmeli, baştan sona kadar titiz şekilde, geçen yıllardaki uygulamalardan elde edilen deneyimler ışığında, gözden geçirilmelidir. Sistem içinde yer alan tüm ofis, kurul, birim, kurum ve kuruluşlarla; işleyiş ve mevzuatlar kapsamlı şekilde irdelenmelidir. Bazı kurum, ofis, kurul ve diğer yapılardan tasfiye edilmesi gerekenlerin olduğu açıktır. Bununla birlikte bazı birimlerin de bağlı olduğu kurumların değiştirilmesi gerekiyor, Politika Kurulları gibi.

Politika kurulları, Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilat yapısı içinde yer alan ve belirlendiği alanlarda politika üretmek üzere kurulan birimlerdir. Kuruluş itibariyle kurullar politika üretilecek ve bakanlıklar bu politikayı uygulayıcı konumda olacaklardı. Yani politika kurulları stratejik birimler, bakanlıklar ise icracı yani operasyonel birimler olacaktı.

Fakat uygulama planlandığı gibi olmadı ve istenilen verim elde edilemedi. Bunun birkaç nedeni var. Yönetimsel olarak en büyük hata her politika kurulunun başkanının Cumhurbaşkanı olmasıdır. Böyle olunca kurulların tüzel yapısı kurulamadı. Başkanın başkası olması durumunda politika kurulunun çalışma verimliliği konusunda daha sağlıklı çalışmalar yapılırdı fakat iş yükü zaten ağır olan Cumhurbaşkanına böyle bir ek sorumluluk verilmesi bu kurullara istenilen ağırlığın verilememesine neden oldu. Kurul başkanının kurul üyelerinin kendi aralarından seçilmesi yönetim açısından daha doğrudur. Zaten kurullar belirli periyodda Cumhurbaşkanına çalışmalar hakkında bilgilendirme yapacakları için zaten Cumhurbaşkanı hem kurulların hem de kurullardaki süreçlerin ayrılmaz doğal bir parçası olacaktır.

Politika kurullarının daha verimli çalışması için, kurulları Cumhurbaşkanlığı Merkezi Teşkilatından Bakanlıkların merkez teşkilatına taşımak gerekiyor. Her bakanlık kendi içinde üst yönetiminde politika kurulu kurmalıdır. Bu kurullar bakanlığın stratejik düzeyde politikalarını belirlemelidir. Belirlenen politikaları bakanlıklar merkez ve taşra teşkilatları marifetiyle operasyonel yönetim düzeyinde uygulamalıdır.

Politika kurullarında bir diğer yapılması gereken, organizasyonu oluşturan kişilerin siyasiler veya bürokratlar değil teknokratlardan oluşmasıdır. Alanında uzman ve deneyimli kişiler bu kurullarda görev almalıdır.

Bir diğer husus, Cumhurbaşkanı yönetim sistemi içinde koordine eden, denetleyen, temsil eden misyonu ile güçlü şekilde yürütmenin başı olmalıdır. Mevcut haliyle üzerinde çok fazla iş yükü olduğu için aşırı merkeziyetçi bir yapı olduğu söylenmelidir. Güçlü Cumhurbaşkanlığı ise Cumhurbaşkanının görevlerini yapabilmesi için yardımcı yönetim kadrolarının olması demektir. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanı Başdenetçisi gibi kadrolarla teşkilatlanmada aktif kilit pozisyonlar yer almalıdır.

Stratejik yönetimde bulunan kişi ya da gruplarının çok fazla iş yükü olmaz. Çünkü onlar sisteme tepeden ya da dışarıdan bakıp neyin doğru neyin yanlış gittiğini görmeliler. Fakat iş yükü arttıkça işlerin arasına girilir ve iş yükünden dolayı dışarıdan bakılamaz. Bu sebeple de merkeziyetçilik ve adem-i merkeziyetçilik dengesinin çok iyi ayarlanması bu bakımdan önemlidir.

Sonuç olarak politika kurulları bakanlıklar bünyesinde stratejik düzeyde politika üreten teknokratlardan oluşan bir kurul olmalıdır. Bu kurullar bakanlığın politikaları konusunda çalışmalar yapmalı; bakanlıkların merkez ve taşra teşkilatlarının da operasyonel düzeyde bu politikaların uygulayıcısı olması sağlanmalıdır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde de yapılacak kapsamlı revizyon zamanı gelmiş olup ivedi şekilde kapsamlı gözden geçirilmelidir. Merkeziyetçilik ile adem-i merkeziyetçilik dengesi çok iyi ayarlanmalı, güçlü yürütme için güçlü Cumhurbaşkanı olmalıdır ama Cumhurbaşkanlığı kurumsal yapısı sistemin şişip tıkanmaması için sadeleştirilmelidir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir