İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Reformların Başarı Formülü B=a+(k+z+p)

Dünyada çok büyük iz bırakan ve halen tüm dünyanın kültürel, sosyal ve yönetimsel mirasını yediği Osmanlı İmparatorluğu’nda Sultan Abdülaziz döneminde yapılan ve bir Osmanlı padişahının yaptığı ilk yurtdışı ziyaretinde, imparatorluğun dünyanın ne kadar gerisinde kaldığı devlet ricali tarafından görülmüş oluyor. Hatta yeğeni olması hasebiyle gezide bulunan Abdülhamid, bundan sonraki süreçte imparatorluğun, bu dünyayı yakalamasının zorluğunu fark etmiş ve dağılmasını geciktirilmesi yönde politikalar konulması gerektiğini dile getirmiştir.

Biraz geriye gitmek gerekirse Osmanlı İmparatorluğu’nda II. Mahmud dönemi reform dönemidir. Bu dönemde asker alan başta olmak üzere birçok konuda reformlara imza atılmıştır. Fakat atılan cesur adımların aksine birçoğunun sonucu başarıya ulaşamamıştır. Tarihçiler başarısızlığın üç nedeni olduğunu söyler. En önemli nedeni devlet ricali, reformdan sonra da görevine devam etmiştir. Halbuki reformu yapan kadrolar gelenekçi kadro olmamalıydı. Eskiyi savunan bir grup nasıl yeniliği uygulayabilir ki? Diğer iki etmen savaş zamanı olması nedeniyle reform için yeterli zamanın olamaması ve parasal kaynak kıtlığı.

Günümüze gelelim, yönetimlerde birçok şey değişti fakat reformlar devam ediyor. Etmesi de çok doğal; çünkü dünya değişiyor. Fakat reform sıralaması değişmedi. Hala 1+3 şart gerekiyor reform için. Öncelikle aydınlanma olmalı ve kadro, zaman, parasal kaynak gerekiyor.

  Reform başarı formülü = Halkta aydınlanma + (Yenilikçi kadro + zaman + parasal kaynak)  

Kısaca başarı formülüne “B” dersek, halkta aydınlanmaya “a”, yenilikçi kadroya “k”, zamana “z” ve parasal kaynağa “p” dersek B=a+(k+z+p) olarak formüle edebiliriz.

Dünyada kartlar yeniden dağılırken köklü reformlara imza atmalı devletler. Değişime ve yeni düzene uyum sağlamak için sürekli değişim içinde olmalı düzen oturana kadar. Bu değişimde en hassas nokta kadrolar hiç kuşkusuz. Gelenekçi kadrolarla yeni düzene ayak uydurulamaz. Yaş ortalamasının düştüğü, yenilikleri takip etme ve uyum sağlayabilen esnekliğe sahip, dünya insanı olan kadrolara ihtiyaç var. Aksi durumda başarısızlık kaçınılmaz olacaktır. Unutmayalım ders alması bilene tarih, en iyi öğretmendir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir