İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rusya’dan Savaş İletişimi Dersleri

Rusya’nın Ukrayna’yı işgal süreci kısa süre içerisinde savaşa dönüştü ve uluslararası hukuk açısından da bu şekilde tanımlandı. Dünyada kimsenin ihtimal vermediği bir şeydi savaş. Bu zamanda topla tüfekle savaş mı olur deniliyordu; lakin Rusya ezberleri bozdu. Putin liderliğinde savaşa kalkıştı. Savaşın devam ediyor olmasına rağmen Rusya’nın şimdiden kaybettiğini söyleyebiliriz.  Nedeni ise askeri sebeplerden çok savaş sürecindeki yürüttüğü iletişimsel sebeplerdir. Savaş her ne kadar askeri bir harekat olsa da, iletişim enstrümanlarının bu kadar global hale geldiği dönemde, askeri boyutun çok ötesine taşındı. Artık savaş sadece askeri güç ile kazanılmıyor. Askeri gücün %50, iletişimin %50 ağırlıkta olduğunu söyleyebilirim.

Putin’in liderlik özellikleri, bugüne kadar parmakla gösteriliyordu. Gerek istihbarat kökenli olması gerekse zaman zaman kamuoyuna spor yaparken verdiği pozlar ile düşmanları için tehlikeli, dostları için güvenilir bir kale idi. Fakat savaş sürecinde bu algı tamamen yerle bir oldu. Aslında iyi bir lider olmadığını gördü tüm dünya. Bireysel olarak ne kadar donanımlı olursanız olun, iyi bir lider olmak istiyorsanız ekibinizi liyakat odaklı esaslar üzerinde oluşturmalısınız. Görünen o ki Putin bu konuda sınıfta kaldı. Tarihe bakıldığında kaybeden liderlerin büyük bir kısmının ekibinin başarısızlığından dolayı kaybettiğini görürüz. İyi bir liderin yapması gereken ilk iş güçlü bir “a takımı” oluşturmasıdır. Bu yeterli olmayacaktır. Zaman içerisinde de güçlü olan “a takımını” daha da güçlendirmelidir. İyi bir lider şunu bilmelidir ki, düşman kendini güçlendirmek için sürekli çalışıyor. Sürekli güçlenen bir yapıya karşı siz sabit kalamazsınız. Sabit kalmanız demek geriye gitmek demektir. Sizin de sürekli güçlenmeniz gerekmektedir. Ne zaman ki lider, liyakat yerine başka kriter koyarsa kaybeder. Bu bir liderin olmazsa olmaz özelliğidir.

Şimdi gelelim Rusya bu süreçte dünyaya ne gibi dersler verdi?

Savaş başlamadan;

  1. Savaşı başlatma gerekçelerini dünya kamuoyuna çok iyi anlatmalı idi ve harekatın meşruluğunu tüm dünyaya kabul ettirmeliydi.
  2. İç iletişim bağlamında Rus ordusunun motive edilmesi gerekiyordu. Lakin verilen kayıplara, araçlarını terk edip giden Rus askerlerine bakılırsa inanmayan bir ordu var ve böyle bir ordu ile savaş kazanamazsınız. İnanmış azınlıklar inanmamış çoğunluğu yener. Bu dersi tarihten almamış bir Rus ordu yönetimi var. Çok uzağa gitmesine gerek yok, Kurtuluş Savaşındaki Türk ordusu ve halkın inanmışlığı ile kazandığı zaferleri örnek alınması yeterli olurdu. Bu savaş için artık çok geç!
  3. Rus halkını motive etmeli ve dünyanın tepkisi için farklı senaryolar oluşturarak halkına güven vermeliydi, yapamadı. Savaşın ilk ayı içerisinde Rus vatandaşlarının protestoları ve dünya kamuoyunun yakından tanıdığı Rus oligarkları, savaşın yanlışlığı propagandasını yapıyor. Bu durumda halkta ve orduda moral bozukluğu yaratıyor. Savaşın kazanmasını daha da zora sokuyor.
  4. Dünya dengelerinin bıçak sırtında gittiği bir dönemde üçüncü dünya savaşı çıkma olasılığı çok düşük olmasına karşın, diğer ülkelerin en büyük kozu kullanacakları ve yaptırım yapacakları çok belli iken konu ile alakalı iletişimsel ve altyapı hazırlıkları yapılmadı.

Savaş sürecinde;

  1. Psikolojik üstünlük yaratacak iletişim stratejisi oluşturulmadı. Dünya kamuoyunda Rusya haklı ve kazanacak algısı yaratılmadı.
  2. Savaşta ortaya çıkan kahramanlıklar aktarılmadı. Bu durum ordunun ve halkın moralini yükseltecek şeylerdir.
  3. Savaş demek duygu yoğun bir süreç demektir. Ama Putin buz stratejisi ortaya koydu. Duygudan çok güçlü ve soğukkanlı bir süreç işletiyor. Halbuki orduyu motive edecek ve zafer getirecek tek şey duygusal ağırlıklı hedefi olan bir liderin arkalarında olduğunu bilmesidir. Şu anda Rus ordusu bu gücü arkasında hissedemiyor.
  4. Ekonomik yaptırımlara “bizi etkilemez” diyerek geçiştirmek başarı değildir. Somut cevaplar ile halktaki güven duygusunu sürdüremediler.
  5. Elindeki kartları iyi oynayamadı. Yaptırımlara karşı elinde koz olabilecek konuları kullanamadı, mesela gaz konusu gibi…
  6. Propaganda yönetiminde sınıfta kaldı. Batı dünyası, Rus yazar, sanatçıları boykot ederken, görevlerine son verirken yaptıkları ırkçılığı Rusya propagandasında kullanamadı. Halbuki yapılan bu ırkçılık, en az savaş suçu kadar, ağırdır.
  7. Ukrayna’nın iletişimsel psikolojik üstünlüğü ve propaganda saldırıları karşısında ezildi. Görünen de o ki bu konuda üstünlüğü ele geçirmeyecek.
  8. Dünyaya rest çekeceksiniz, en az karşınıza aldıklarınızın toplamı kadar güçlü olmalısınız. Rusya bunu yapamadı. Düzeni sevin ya da sevmeyin dünyaya sadece rest çekerek yalnızlaşmanızdan başka bir işe yaramaz.
  9. Tüm bu yaptıkları ile en büyük rakiplerinin ekmeğine yağ sürmüş oldu. ABD’nin tam olarak istediği buydu ve oldu.
  10. Sanırım Rusya tüm dünyanın kendinden nefret ettirmesini istese, şu ankinden daha başarılı olamazdı. Bunu savaştan dolayı değil, savaş iletişimi eksikliği, yanlışlığından yaptı.

Yeni dünya düzeninde ülkeler, savaş iletişimi konusunda çok ciddi çalışma yapmaları gerektiğini düşünüyorum. Hatta savaş iletişimi birimleri kurmaları ve herhangi bir askeri güvenlik konusunda bu birimin tek elden çalışma yürütmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu birim o olaya ilişkin tüm propaganda faaliyetlerini yürütmelidir. Ülkelerin iletişim birimlerinin olması yeterli olmayacaktır. Nasıl ki askeri hekimlik farklı ise savaş iletişimi de normal iletişim süreçlerinden farklı olacaktır. Doğal olarak da süreci yürütecek uzmanlığın farklı olması anlamına gelecektir. Gelecek dünyasına yatırım yapan ülkelerin kazanacağı bir dönemdeyiz. Hızlı davranan kazanacak.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir