İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sivil Toplum 4.0

Yasama, yürütme ve yargı erkinden sonra dördüncü erk olduğu da söylenen sivil toplum, bir ülke için çok önemli görevleri olan alandır. Katılımcı yönetimin tam karşılığı da olan sivil toplum, bir ülkenin yolundan sapmasını engelleyen bir otokontrol sistemidir. Geçmişte çok daha etkin olarak çalışmaların olduğunu söyleyebiliriz. Fakat günümüzde amacını kaybetmiş olarak yeniden tanımlanmaya çalışılan bir alandır. Hal böyle bu dönemde esas karşılığı olan katılımcı yönetim sağlıklı şekilde çalışmıyor. Yeni bir şeylerin yeniden tanımlanması için önce iflas etmesi gerekir. Dünyada insanlık, doğaya yeterince zarar verdi ve somut olarak verdiği zararı hissetmeye başladığı anda doğayla mücadele değil doğayla uyum içinde yaşamaya başladı. Yeni çağa geçiş süreci olan 2019 son çeyreğinden 2025 yılına kadar insanların vurdumduymazlıkları, dünya tarihindeki en yüksek vurdumduymazlık seviyesine ulaşacak. Bu süreçte öyle anlar olacak ki hepimiz insanlığın bu noktaya nasıl geldiğine hayret edeceğiz. Vurdumduymazlıkların sonucu olarak toplumsal hassasiyetler oluşacak. Bu hassasiyetin toplumsal yansıması sivil toplum tanımında vücut bulacak.

Sivil toplum kavramı eskilerden bugüne geldikçe geriye giden bir kavram oldu maalesef. Eskilerin sivil toplum tanımı ve anlayışı günümüz sivil toplum tanımı ve anlayışından daha ileri noktada. Makam ve mevki derdi, mış gibi hayatlar, bir yere ait olma, çıkar sağlama gibi kurnazca düşüncelerden dolayı sivil toplum tam manası ile işlevini görmüyor. Hal böyle olunca da demokrasilerin yasama, yürütme ve yargı erkinden sonra dördüncü gücü olan sivil toplum çalışamaz hale geldi. Zaten bir toplumun ya da makro düzeyde dünyanın adalet, kültür, duyarlılık gibi konulardaki durumuna bakın, sivil toplumun başarısını görürsünüz.

Gelinen noktada insanlık birçok şeyi eliyle tükettiği için kaynaklar daha kıt hale geldi. Kıtlık arttıkça değeri ve kıymeti de artacak olan kaynakların kullanımı konusunda dünya bir aydınlanma yaşayacak. Bu aydınlanmayı maalesef dip döneminde yaşanacak kıtlıklarda öğreneceğiz. Sonrasında ise insandan topluma, devletlerden dünyaya giden yolda tüme varım olacak şekilde bir hassasiyet ve bilinç oluşacak. Bu durum toplumların daha örgütlü olmasını sağlayacak.

Hassas bireyler; bilinçli toplumu doğuracak, bilinçli toplumlar uyumlu ülkeleri oluşturacak; uyumlu ülkeler ise yaşanabilir dünyayı inşa edecek.

Hayatın her alanındaki sivil toplum kuruluşları yeniden tanımlanacak ve eski işlevinin ötesinde bir role bürünecek. Özellikle iletişim kanallarının ve hızının bu denli geliştiği günümüzde etkileri çok daha fazla ve kısa sürede olacak. Yeni çağın en önemli dinamiklerinden birisinin otokontrol mekanizmasının denge unsuru olmasıdır. Sivil toplumda devlet yönetiminin en büyük kontrol mekanizması haline gelecek. Halkın iktidarı doğrudan denetim altında tutacağı bir model kurulacak. Temsili demokrasi tanımı da yenilenecek. Yeni çağın kendine has kavramı olan bir tanımı ortaya çıkacak.  Endüstri 4.0’ın en önemli özelliklerinden birisi anlık veri işlemesidir. İktidar denetimini de halk anlık bir şekilde yapacak. Yanlış yöneten bir iktidarı seneler sonraki seçime kalmadan değişimi gerçekleşebilecek. Bunu sivil toplum kuruluşları aracılığı ile anlık denetimlerle yapacak. Yanlışı tanımlama, doğruyu gösterme adımları hep sivil toplum kuruluşları aracılığı ile olacak. Fakat tüm bu çabalara rağmen gereken dersleri çıkarmayan iktidar seçim beklenmeden erken seçim ile gönderilebilecek. İşte sivil toplum bu kadar güçlü hale gelecek. Dediğim gibi bu değişim devletten vatandaşa değil vatandaştan devlete giden bir tümevarım şeklinde olacak. Çünkü teoride ve pratikte hiçbir devlet, sivil toplumun bu kadar güçlenerek kendisine baskı unsuru olmasını istemez.  Ama hiçbir devlette bu değişime karşı koyamayacak. Yeni çağda sivil toplum kuruluşunda görev almak, devlet kademesinde görev almaktan çok daha önemli olacak. Aslında bir nevi iade-i itibar söz konusu olacak.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir