İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tarihi Doğru Anlamak

Tarihin farklı yorumlandığı kaynaklardan geçilmiyor ortalık. Nedeni tarihi yazmayı tarihçilerin yanında propagandacıların da yapıyor oluşu. Hal böyle olunca da biz kaynağını doğrulatmadan, yazılanları gerçek zannediyoruz.

Mesela II. Abdülhamid dönemi. İki zıt görüş oluştuğunu görüyoruz döneme ilişkin. Birinci görüş, II. Abdülhamid’in yasakçı olduğu ve Osmanlı’yı daha da gerileten bir dönem olduğunu iddia ederken diğer görüş ise çok büyük başarılara imza atan devlet adamı olduğunu iddia etmektedir. Hatta şu anda Cumhurbaşkanımızın da Abdülhamit dönemiyle benzerlik ve ilintili bir bağ kurmaya çalışıyor. Tabii ki bu iki görüş bizim içimizdeki değerlendirmeler. Biz tarihimizde mutabık olmaz ve birlik sağlayamazsak dünya bu dönemi kendi lehlerinde veya bizim aleyhimizde bir hale pekâlâ getirebilir.

II. Abdülhamid döneminde yapılan doğrular ve yanlışlar var. Elbette her dönemin yanlış ve doğru sayısı bir değil. Zaten tarih, doğruları yanlışlarından fazla olan liderleri başarılı lider; yanlışları doğrularından fazla olanları ise başarısız lider olarak yazar. Bu değerlendirmeyi tarihe bırakmak gerekiyor, 2022 yılında bilgisayar başında yorumlar katılarak yeniden! yazılan tarihe değil. Bir dönemi, her anında yanlışlar yapılmış gibi, yerin dibine sokmak kadar hiç yanlış yapılmamış gibi ilahlaştırmak; başta o dönem liderine sonra tarihe büyük saygısızlık olur, lidere zarar verir. Aslında her iki sonuç tam da düşmanların istediğidir. Örneğin Hitler dönemiyle alakalı Almanya’da bir propaganda yapılmaya kalksa hemen kutuplaşmaya gidilip gündemi meşgul edecek büyük tartışmalar olmaz. Elbette farklı görüşler olur; lakin gerçekler ağır basar. Yani Almanya’yı tarihi üzerinden vuramazsınız. Ama ülkemizde II. Abdülhamit ile Atatürk mukayesesi yapan bir propaganda yapın ve saatler içerisinde nasıl ülkenin bir numaralı gündemi olduğunu gözlerinizle görün. Tarih bizim en güçlü silahımız olması gerekir. Tarihi bu kadar şanlı, köklü bir millet yoktur dünyada. En güçlü silahımız, bizim aleyhimiz haline gelmiş maalesef, tarihi yorumlarıyla yeniden yazanlar yüzünden.

Tarihte yaşananları, dönemin şartlarına göre değil de günümüz şartlarına göre değerlendirenlere tarihçi değil propagandacı diyoruz. Onların amacı gerçekten yaşananları değil yaşanmamış olayları yaşanmış gibi gösterip tarihi sulandırmanın yanında bugünün ortamında kaos yaratmak. Ben bir tarihçi değilim. Fakat okuduklarımdan gördüklerimden şunu anlıyorum. Tarihin en önemli ilkesi tarafsızlıktır. Tarafsız bir şekilde o dönemi ele alırsanız ancak iyi bir tarihçi olursunuz ya da olması gerektiği gibi bir tarihçi olursunuz. Tarihçi tarafsızdır, tarihçi şeffaf ve kanıta ve de belgelere göre konuşur; tarihçi manipülasyondan uzak olması gerekir.

1990’lı yıllarda ve daha öncesinde bilgiye ulaşmak çok önemliydi. Bilgiye ulaşmak için emek verirdiniz. Nasıl bir emek? Giderdiniz kütüphaneye ya da ilgili kurumun arşivine, konuyu araştırırdınız, saatler harcardınız ve o bilgiye ulaşırdınız. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak daha kolay hale geldi. Fakat gelişen teknolojiyi kontrol edemememiz sebebiyle bilgiye ulaşmak kolay hale gelirken; artık doğru bilgiye ulaşmak zor hale geldi. Evet internete giriyorsunuz, arama motorlarından istediğiniz konuya dair milyonlarca bilgi saniyeler içinde karşınıza çıkıyor ama bilgilerin doğruluğunu bilmiyorsunuz. Bu sebeple edindiğiniz bilgiyi mutlaka teyit etmeniz gerekiyor. Çünkü az önce bahsettiğim o propagandacıların çarpıtmış olduğu bilgilere ulaşmış olabilirsiniz. Yanlışı doğru zannedip yanlış bilgiyle donanırsınız. En tehlikesi de budur.

Tarihimizi, doğru uzmanlardan, doğru bir şekilde öğrenmeliyiz. Tarihe ait döneme dair birden fazla kaynak okuyunuz. Bir kaynakta başka yazıp öbür kaynakta başka yazıyorsa mutlaka üçüncü bir kaynağa başvurun ki, tarafı net şekilde belirlesin. Doğrulama yapın yani arada kaldığınız zaman.

Şu anda tüm dünyada en önemli konuların ve sorunların başında doğrulanmış bilgi gelmektedir bence. Çünkü günümüzde bilgi güçtür. Yanlış bilgi ise daha büyük güç. Bilgiyle kitleleri etkilemek artık çok daha kolay. Yanlış bilgi birçok şeye sebebiyet verebilir. Bilgi güçtür; doğru bilgi ise süper güç.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir