İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Taşra denetimi: Umumi Müfettişlikler

Yakın zamanı en önemli yönetimsel adımı olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yaklaşık beş yıldır uygulanmakta. Her yeni yönetim sistemi gibi, eksikleri ve geliştirilmesi gereken konuları bulunmaktadır, bu çok doğaldır. Her yeni sistemin başında eksiklikler çıkabilir. Çünkü sistem yazılırken öngörülmeyen ya da uygulamada farklı sonuçlar veren durumlar ve konular olabilir; işin doğası da budur. Fakat bu değişiklikler, yönetim konusunda uzman kişilerce yapılmalıdır. Yönetimsel eksiklerin tespit edilip giderilmesi uzmanlık gerektiren bir durumdur. Bunu yapacak olan ne siyaset ne bürokrasidir. Eksiklerin tespiti ve düzenlemesini en iyi şekilde yönetim bilimine hâkim uzmanlar yapar. Bu konuda net bir şekilde çerçeve belirlenmeli ve diğer paydaşlar gereksiz alınganlık göstermemelidir.

Türk tarihi, dünyada devlet yönetimi bakımından en zengin tarihlerin başında gelmektedir. Geçmiş deneyim ve bilgileri bugünü anlamak ve yarına ışık tutmasını sağlamak için kullanırsak çok daha başarılı bir devlet yönetim sistemi kurulabilir.

Yeni çağda güçlü bir devlet yönetimi gerekecek. Hem merkezi hem de yerel yönetimin güçlü olduğu, iki taraf arasında da sürekli ve sağlam iletişimin olduğu bir sistem ön görülmekte. Merkeziyetçiliğin âdem-i merkeziyetçilikle iç içe geçtiği bir yapıdan bahsediyoruz. Bu iki yapı güçlü devletin temeli olmalıdır. Bu yüzden merkezi yönetimin ve taşra yönetiminin güçlendirilmesi gerekmektedir. Aslında güçlendirme sürecini çoktan geçtik; bu sebeple yeniden kurulmalıdır demeliyiz.

Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yönetimsel denetim bulunmamaktadır. En büyük eksiği budur. Denetim, yönetimin olmazsa olmaz parçasıdır. Hal böyle olunca mevcut sistemin tam olarak görevini yerine getirdiği söylenemez. Yönetimsel denetim olmadığı sürece güçlü bir yönetim sistemi de olmayacaktır. Bahsettiğimiz usûl yönünden yapılan denetimler değildir. Usûl ve hukuki denetimler bulunmakta fakat yönetimsel denetimin olmadığını bir kez daha altını çizelim.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yönetimsel denetimi sağlamanın en güzel yolu merkeziyetçi ve âdem-i merkeziyetçi denetim sisteminin kurulmasındadır.  Bu denetim modeli, sadece yürütmeyi değil yargı, yasama erkleriyle sivil toplum ve diğer kurumları da içine alan bir denetim alanı kapsayıcılığında olmalıdır. Denetim kurulu, sadece merkezi yapıyı değil eş zamanda taşra yönetimini de denetlemelidir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan “Umumi Müfettişlikler” sistemi model alınarak taşra için denetim mekanizması kurulabilir.

25 Haziran 1927 tarihine kurulan Umumi Müfettişlikler, 1952 yılına kadar çalışmalarını devam ettirmişlerdir. Bu süre içerisinde dört umumi müfettişlik kurulmuştur. Bu teşkilatın kurulmasındaki amaç; ekonomik, coğrafi ve sosyal açıdan ortak özelliklere sahip illerin bir araya getirilerek gelişmelerinin sağlanmasıdır. Bu müfettişliklerden ilki sekiz vilayetten (Elazığ, Hakkari, Diyarbakır, Muş, Bitlis, Siirt, Van, Mardin) oluşan ve 1 Ocak 1928 tarihinde kurulmuş olan Birinci Umumi Müfettişliktir. Bu teşkilat öncelikle bölgesi dahilinde emniyet, kanunların uygulanması, halkın refah düzeyinin yükseltilmesi konusunda çalışmış, bunda da başarılı olmuştur. Birinci Umumi Müfettişliğin başarılı çalışmalarda bulunması diğer üç umumi müfettişliğin kurulmasını sağlamıştır. 1952 yılında da artık Umumi Müfettişliğe ihtiyaç kalmadığı için bu teşkilat kaldırılmıştır.

Umumi müfettişlik sistemi ile her coğrafi bölge için bir ofis olmak üzere toplamda yedi müfettişlik ofisi ile hem denetim hem de merkezi yönetime öneri, istek gönderecek bir sistem kurulmalıdır. Merkezi yönetimin taşradaki tüm birimlerini denetleyecek bir sistem ile sadece eksiklerin belirlenmesi değil aynı zamanda çözüm önerileri de getirecek bir yapı inşa edilmelidir. Endüstri 4.0 sistemin öznesi yapılmalı; böylece anlık gerçek iletişime olanak sağlanacaktır. Dolaysıyla gerçek zamanlı bir denetim olacaktır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir