İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye için önemli bir kilometre taşı: 2025

2019 yılında dünyada ilan edilen pandemiyle; Fransız İhtilali ile başlayan yakın çağ kapandı, yeni çağ başladı. Bu değişim ile dünyada yeni bir sayfa açılacak. 2019 yılına kadar olan düzen köklü şekilde değişecek. Dünyadaki devletlerin süper güç tanımları da el değiştirecek. Pandemi döneminde o zamana kadar süper güçlü olarak kabul edilen ülkelerin çaresizliklerine hep birlikte şahit olduk. İşte tam o dönemde eski çağa ait süper güç tanımı sıfırlandı. 2025 yılına kadar sürecek geçiş döneminde diğer konularda sıfırlanma gerçekleşecek dip dönem ve yeni çağın süper güçlü ülkelerine aday devletlerin yükseliş mücadelesi dönemine şahit olacağız.

Türkiye pandemi ile son derece başarılı performansa sahip bir ülke. Her geçen gün de ivmesi giderek yükseliyor. Bu yükselişin şans ya da tesadüf olmadığı çok açık. Bir günde yapılan bir planın sonucu olmadığı da çok net. Bu devletimizin başarısıdır. Bu başarı her geçen gün de artmaktadır. Pandemi döneminden hemen önce tüm dünyada resesyona girilecekti. Pandemi bu süreci durdurdu ve sonrasında, pandeminin de negatif etkisiyle, dünya hızla ekonomik çöküşe geçti. Aslında bu durum, dip dönemin bir sonucu olduğunu söyleyebiliriz. Bu süreçte ülkemizde yaşanan ekonomik durumdan fazlasıyla etkilendi. Üstüne üstlük yeni bir ekonomik modele geçme süreciyle etkisini daha da arttırdı. Genel görünüm itibariyle baktığımızda ekonomik sıkıntının bir bölümü global etki, bir bölümü yeni ekonomiye geçiş etkisi, bir bölümü de özel sektörün karlılığını maksimum hale getirmek için arttığı fiyatların yarattığı enflasyon etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

Bu üç etki sonucunda halkta ekonomiye karşı güvensizlik oluştu. Diğer alanlardaki kronik sorunların etkisiyle ekonomideki bu güvensizlik devletin diğer birimlerine doğru genişlemekte.

Bu süreçte iki ana politika belirlenmelidir. Birincisi yeni çağın kadrolarını oluşturarak halkta liyakat esaslı yeni bir dönemi başlatmak. İkincisi de 2025 yılına kadar devletin en üstten alta kadar organizasyonel yapılanmasını revize ederek re-organizasyon reformu gerçekleştirmek. Yani devlet sistemini kapsamlı bir revizyona sokarak; bu sistemi işletecek kilit noktadaki üst düzey kadroları yenilemek. Zaman hızla geçiyor.

İki başlıktan oluşan reformu yapmak için zaman ve zemin çok uygun. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile de bu reformları hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliriz. Dünyada süper güç olma yolunda bu reform mutlaka gerçekleşmelidir. İçinde bulunduğumuz ekonomik konjonktür nedeniyle süper güçlü ülke olma konusunda karamsar olan hatta bu hedefi ülkemize yakıştırmayanlar bulunmaktadır. Bunların bir kısmı içinde bulunduğumuz dönemin etkisinde söylerken, bir kısmı art niyetli şekilde bu hedefe ulaşılmaması ümidi ile kara propaganda yapmaktadır.  Fakat dünya tarihine baktığımızda geçmiş çağlardaki süper güçlü ülkelerin sahneye çıkmalarının bir olay sonucu olduğunu ve bir anda gerçekleştiğini görüyoruz. Ülkemizdeki özellikle savunma sanayinde yapılan atılımı diğer sektörlere yayabilirsek sahneye çıkış hızımız artacaktır. Yeni çağda kural koyucu ülkelerden biri olmanın yolu şimdiden hızlı şekilde harekete geçmektedir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir