İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye’de Okuma Alışkanlığı

Hayatın her alanında gelişmenin ilk adımı okumaktır. Okumak, hayatı anlamanın kilidini açan anahtarıdır. Okumanın gelişmişlikle doğrudan bağlantısı vardır. O sebepledir ki gelişmiş ülkeler, kendilerinden başka ülkelerin okumamasını isterler. Bu sebeple de okumak yerine yapacakları alternatif şeyler ihraç ederler. Bu sayede hem para kazanırlar hem de manevi sömürge ülkelerini oluştururlar. Televizyon sektörünün doğuşu güzel örnektir.

Okumak tek başına yeterli değildir. Okuduğunu anlamak, sorgulamak, düşünmek ve bilgiyi içselleştirmek gerekir. Sadece okuyup geçmek zaman kaybından başka bir şey değildir. Bilinçli bir birey olmanın yolu okumaktan geçer. Bilinçli bireylerin oluşturduğu toplumlar ilerler, gelişirler ve refah seviyeleri artar. Okumayan ülkelerde ise geri kalmışlık bâkidir.

2021 yılına ilişkin Global English Editing* araştırmasına göre okuryazarlığa dair sonuçlar bir hayli ilginç:

2021 için küresel okuryazarlık oranı yüzde 86 olarak belirlendi.

En yüksek okuryazarlık oranları: Batı Asya ve Pasifik ülkelerindeyken,

En düşük okuryazarlık oranı ise: Sahra Altı Afrika ülkelerinde.

Yüzde 100 okuryazarlık oranına sahip ülkeler ise: Andorra, Lüksemburg, Norveç ve Lihtenştayn.

Türkiye ise araştırma yapılan 180 ülke arasında 140. sırada yer alıyor.

Kitap okuma oranında ise maalesef geçtiğimiz yıllara göre bir artış söz konusu değil.

Satılan kitapların türlerine göre bir değerlendirme yapıldığında; yüzde 65 oranında aşk kitapları, yüzde 24 siyaset ve yüzde 13 oranında düşünce/felsefe kitapları satılıyor.

Maalesef ülkemiz yine alt sıralardaki yerini korumaya devam ediyor. Halbuki nüfusumuzun neredeyse tamamının inancının ilk emri “oku!” olmasına rağmen okumuyoruz.  Okumayınca sorgulama, düşünme yeteneğimiz gelişmiyor. Bu da toplumsal olarak dezenformasyona bağışıklığımızı güçsüzleştiriyor. Sosyal medyada aslı astarı olmayan bir bilgi, kısa sürede toplumda infial yaratabiliyor. Belli bir süreden sonra gerçeklikler yerini algıya bırakıyor.

Dünyada savaşın şeklinin değişti ve propaganda savaşları haline evrildi. Sosyal medya her ülkeyi içeriden yıkabilecek güce sahip Truva atı haline geldi. Truva atına karşı kullanılabilecek en önemli silah da okumaktır.

Güçlü Türkiye inşasının temeli okumaktır. Umut ediyorum ki 2023 yılı okuyan, sorgulayan ve düşünen bir toplum haline geliriz.

*Kaynak: geediting.com 

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir