İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yeni çağda Devlet Aklı

Pandemi ile dünyada yakın çağ kapandı ve yeni bir çağ başladı. Her çağda olduğu gibi yeni çağda da çağın şartlarına göre yeni bir düzen kurulacaktır. Elbette bu düzenin kurulabilmesi için bir geçiş süreci olacak. Ön görülere göre 2025 yılında geçiş süreci tamamlanacak ve yeni çağ resmen başlamış olacak. Mikro ölçekte bireyler, makro ölçekte toplumlar ve devletler, kurulacak yeni düzenin yeni kurallarına göre hayatlarını uyumlu hale getirerek yaşamlarına devam edeceklerdir. Yönetim disiplini açısından bakıldığında, devrim niteliğinde çok büyük değişimler yaşanacak. Ortaya çıkan bir gerçek var ki, ülkenin beyni olan devlet yönetimlerinin tamamının yeni çağa uygun hale getirmek için yeniden yapılandırılması gerekliliğidir.  

Türk Devlet Aklı, binlerce yıllık geçmişi ile başarılı şekilde bu günlere gelmesi ile bilinir. Stratejik olarak cesaretle adım atmaktan çekinmeyen, insan düşüncelerinden çok uzakta farklı bakış açısıyla yönetim sergilemektedir. Tarihte kurulan 17 devlet ile yüzyıllar boyunca varlığını başarılı şekilde sürdürerek dünya tarihine damga vurmuştur.

Dünya hızla değişiyor ve bu hıza her alanda olduğu gibi devlet aklının yetişmesi ve gelecekteki dünya konjonktürüne göre bir yönetim dizayn edilmesi gerekiyor. Bunun için geçmişin eski alışkanlıklarını bırakarak yeni çağda gerekecek alışkanlıklardan oluşan bir model kurgulanmalıdır.

Yeni çağın en önemli gereksinimlerinden birisi etki tepki hızında anlık aksiyonun sağlanması olacaktır. Eski çağda devlet aklı çok ağır hareket etmesi ile nam salmıştır. Fakat yeni çağda ağır hareket etmek, birçok fırsatı kaçırmaya sebep olacağı gibi rekabet açısında da diğer devletlere karşı üstünlüğü sağlayamamaya sebep olacaktır.

İnsan gücünün farkındalığının çok daha fazla olacağı yeni çağda, devlet aklının insan gücüne daha fazla sahip çıkması ve mevcut liyakatli kişileri elinde tutması için çaba harcaması önemlidir. Bir insanın bile devlet içinde ne gibi güzel ve büyük işler yapabileceğini tarih boyunca gördük. Bu sebeple elindeki insan gücünün kıymeti harbiyesini bilmesi lazım. Devlette boşluk olmaz, bir şekilde dolar anlayışını tamamen bırakarak nitelikli insanların devlet yönetiminde olmasını ve bunun sürdürülebilir hale getirilmesini sağlamalıdır.

Siyaset ile bürokrasi arasında süregelen güç savaşında teknokrasi paydaşını sisteme dahil ederek devlet yönetiminde denge sağlanmalıdır. Devletin kendi içindeki savaşların hepsinde sulh sağlanmalıdır. Devlet yönetimi her mekân, zemin ve zamanda güçlü olmalıdır. İnsan, devlet aklının en büyük sermayesi olmalıdır.

Liyakat kavramı her şeyin ötesinde değişmez ilk kural olmalıdır. Zaten liyakatli kadroların varlığı ile devlet aklı, olması gereken şartlara kısa sürede ulaşacaktır. Yeni çağda değişim, çok daha sık olacaktır. Devlet aklının bu değişimi yakalayabilmesi için değişen şartları çok yakından takip edip kısa sürede uyum sağlamalıdır.

Sonuç olarak Türk Devlet Aklı için yeni çağda hızlı hareket etmesi ve liyakat esaslı insan gücünü önemsemesinin hayati önemi ortadadır. Eğer bu iki konuda gereken yapılmaz ve eski çağın alışkanlığı devam ederse süper güçlü ülkelerden biri olmak hayal olur. Yönetimde değişmeyen tek şeyin değişim olduğu unutulmadan başarıyı sürekli kılmak için değişimi devlet aklının bir parçası haline getirmek gerekliliği unutulmamalıdır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir