Menü Kapat

Yönetim Aklı

Bazı insanlar kurumları yönetir, bazıları süreçleri; bazıları da insanları. Çok az insan ise yönetimin kendisini yönetir.

Yönetim Aklı, yönetimi yalnızca uygulayan değil; özüne inerek, anlamaya, geliştirmeye ve yeniden tanımlamaya çalışan bir ekolün adıdır. Çünkü güçlü kurumların, başarılı organizasyonların ve uzun ömürlü devletlerin arkasında yalnızca kaynaklar, yetkiler veya teknolojiler değil; bunları anlamlı bir bütün hâline getiren bir yönetim sistemi, anlayışı ve aklı vardır.

Yönetmek, yalnızca karar vermek değildir. Asıl mesele, doğru zamanda doğru kararı verebilecek düşünceyi, sistemi ve insanı birlikte var edebilmektir.

Yönetim Aklı; bireyden özel sektöre, sivil toplumdan devlete, ülkeden medeniyete uzanan yönetim alanlarını birbirinden kopuk parçalar olarak değil, aynı bütünün birbirini etkileyen unsurları olarak ele alan bir düşünce ekolüdür. Emrihan Aydin Külliyatı içinde yıllar boyunca geliştirilen eserlerin, kavramların, teorilerin, yönetim sistemlerinin ve uygulama modellerinin ortak adıdır.

Bu ekol, yönetimi yalnızca mevcut düzeni sürdürme faaliyeti olarak görmez. Yönetimin hangi anlayışla kurulduğunu, hangi zamanda yaşadığını, nasıl bir insan ve yönetici yetiştirdiğini, kurumları arasında nasıl bir uyum oluşturduğunu ve geleceğe hangi yönetim nesliyle ilerlediğini araştırır.

1. Yönetim Aklı Neden Doğdu?

Bugünün temel sorunu yönetimsizlik değildir. Dünyada çok sayıda yaklaşım, sistem, yönetici, kurum ve mevzuat bulunmaktadır. Buna rağmen devletler, şirketler ve toplumlar aynı sorunları tekrar tekrar yaşamaktadır. Çünkü yönetim araçlarının çoğalması, yönetim düşüncesinin aynı ölçüde geliştiği anlamına gelmemektedir.

Bir kurum çağdaş araçlar kullanmasına rağmen geçmişin anlayışıyla yönetilebilir. Bir devlet takvim bakımından bugünde bulunurken yönetim bakımından daha eski bir zamanda yaşayabilir. Bir yönetici geniş yetkilere sahip olduğu hâlde bu yetkiyi taşıyacak düşünsel olgunluğa ulaşmamış olabilir. Yönetim Aklı, görünen sorunların arkasındaki bu görünmeyen uyumsuzluğu anlamak için doğmuştur.

Temel sorusu şudur: İnsan, kurum, devlet ve zaman arasında güçlü bir yönetim bütünlüğü nasıl kurulabilir?

2. Bir Yönetim Ekolü Olarak Yönetim Aklı

Yönetim Aklı, yalnızca yöneticilere tavsiyeler veren bir yaklaşım değildir. Yönetimin kendisini araştırma konusu hâline getirir. Yönetimin nasıl düşündüğünü, hangi kavramlarla hareket ettiğini, hangi yönetim nesline ait olduğunu, zamanı nasıl kullandığını ve ürettiği kararların bireyden medeniyete kadar uzanan sonuçlarını inceler.

Bu nedenle Yönetim Aklı, hazır reçeteler sunmaktan önce doğru soruların kurulmasına önem verir. Çünkü yanlış tanımlanan bir meseleye verilen doğru cevap dahi kalıcı bir sonuç doğurmaz. Önce sorun doğru görülmeli, ardından sorunla onu üreten yönetim anlayışı arasındaki bağ kurulmalıdır.

Buradaki “akıl”, yalnızca zekâyı veya bilgi birikimini ifade etmez. Tecrübenin, zaman bilincinin, ahlakın, liyakatin, kurumsal hafızanın, öngörünün ve sistem kurma iradesinin birlikte çalışmasını anlatır.

3. Yönetim Aklının Kurucu Fikirleri

  • Yönetim Ekosistemi

Yönetimin yalnızca yöneticiden ya da kurumdan ibaret olmadığını; insan, yapı, kültür, karar, denetim, zaman ve çevre arasındaki karşılıklı etkileşimle oluştuğunu açıklar. Yönetim Ekosistemi, düşünce yolculuğunun haritasıdır.

  • Yönetim Nesilleri

Her yönetimin aynı gelişmişlik seviyesinde bulunmadığını ortaya koyar. Devletlerin, kurumların ve yöneticilerin hangi yönetim anlayışıyla hareket ettiğini, hangi nesilde bulunduğunu ve daha ileri bir yönetim nesline nasıl geçebileceğini araştırır. Yönetim Nesilleri, bu yolculuğun pusulasıdır.

  • Kronokrasi

Takvim zamanıyla yönetim zamanı arasındaki farkı inceler. Bir devletin hangi yılda bulunduğundan çok, hangi zamanın anlayışıyla yönetildiğini sorgular. Karar alma hızı, değişime uyum, geleceğe hazırlık ve zaman üzerinde egemenlik kurabilme gücü bu düşüncenin merkezindedir. Kronokrasi, Yönetim Aklının zaman anlayışıdır.

  • Merkez Anadolu Yaklaşımı

Devlet aklı, denge, liyakat, denetim, kurumsal süreklilik ve Anadolu’nun tarihî yönetim birikimi üzerinden özgün bir yönetim anlayışı ortaya koyar. Merkez Anadolu, coğrafi bir merkezden önce düşünsel bir denge merkezidir.

  • Bütüncül Ülke Yönetimi

Bir ülkenin yalnızca devlet kurumlarıyla yönetilemeyeceğini; bireyin, sivil toplumun, özel sektörün, devletin, ülkenin ve medeniyetin ortak bir yönetim bütünlüğü içinde ele alınması gerektiğini savunur. Bütüncül Ülke Yönetimi, düşüncenin devlet ve toplum hayatındaki rotasıdır.

  • Medeniyet Yönetimi

Yönetim Aklının ulaştığı en geniş ufuktur. Mesele yalnızca güçlü bir kurum veya başarılı bir devlet kurmak değil; insanlığa değer, düzen, adalet ve gelecek üretebilecek bir medeniyet anlayışı ortaya koymaktır.

Bu yolculuğun adı Yönetim Aklıdır. Haritası Yönetim Ekosistemidir. Pusulası Yönetim Nesilleridir. Zamanı Kronokrasi’dir. Rotası Bütüncül Ülke Yönetimidir. Hedefi ise Medeniyettir.

4. Bireyden Medeniyete Yönetim Bütünlüğü

Yönetim Aklına göre bu alanlardan herhangi birindeki bozulma, zaman içinde diğer alanlara da yansır. Kendini yönetemeyen bireylerden güçlü yöneticiler; yöneticisini doğru seçemeyen kurumlardan kalıcı sistemler, kurumları arasında uyum kuramayan devletlerden güçlü ülkeler; insanına, adalete ve geleceğe yön veremeyen ülkelerden medeniyet doğmaz.

Bu nedenle Yönetim Aklı, yönetimi yukarıdan aşağıya işleyen tek yönlü bir otorite düzeni olarak değil, bireyden medeniyete kadar uzanan karşılıklı bir sorumluluk alanı olarak değerlendirir.

5. Yönetim Aklı Dünyaya Ne Söylüyor?

Yönetimin kişilere bağımlı kalmaması, kişilerin ömrünü aşabilecek sistemlere dönüşmesi gerekir. Liyakat yalnızca doğru insanı göreve getirmek değil, görevin gerektirdiği düşünce zamanı ile insanın bulunduğu zihinsel zaman arasında uyum kurmaktır. Denetim, hata gerçekleştikten sonra sorumlu aramakla sınırlı değildir; hatayı doğuran şartları önceden görebilecek bir yönetim düzeni kurmaktır.

Güçlü devlet, yalnızca çok kaynağa sahip olan devlet değildir. Kaynağını doğru zamanda, doğru insanla ve doğru amaç için harekete geçirebilen devlettir. Geleceği öngörmek de tek başına yeterli değildir; asıl başarı, öngörülen geleceğe uygun insanı, kurumu ve yönetim sistemini bugünden hazırlayabilmektir.

6. Düşünceden Uygulamaya

Yönetim Aklı yalnızca düşünsel bir arayış değildir. Emrihan Aydin Külliyatında geliştirilen kavramlar; kitaplara, teorilere, yönetim modellerine, analiz yöntemlerine, eğitim programlarına ve danışmanlık sistemlerine dönüşmektedir.

Bu çalışmalar devletler, kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, yöneticiler ve geleceğin yönetici adayları için farklı biçimlerde uygulanabilir. Böylece külliyat yalnızca okunacak bir eser topluluğu değil, yönetim sorunlarını anlamaya ve çözmeye yarayan canlı bir çalışma kaynağı hâline gelir.

7. Emrihan Aydin Külliyatı ile İlişkisi

Yönetim Aklı, Emrihan Aydin Külliyatından ayrı bir marka veya sonradan oluşturulmuş bir isim değildir. Külliyat içinde devlet yönetiminden liderliğe, liyakatten denetime, tarihten zamana, kurum yönetiminden medeniyet düşüncesine kadar uzanan eserlerin ortak fikrî kimliğidir.

Külliyat Yönetim Aklının yazılı hafızasıdır. Geliştirilen teoriler onun düşünsel açıklamaları, yönetim modelleri uygulama biçimleri, eğitim programları aktarım yolları, danışmanlık sistemleri ise gerçek kurumlar ve yönetim meseleleri üzerindeki karşılıklarıdır.

Gelecek, yalnızca onu tahmin edenlerin değil; geleceğin gerektirdiği yönetim aklını bugünden kurabilenlerin olacaktır.

Yönetim Aklı, daha fazla yönetmek için değil; daha doğru anlamak, daha adil karar vermek, daha sağlam sistemler kurmak ve bireyden medeniyete uzanan geleceği bir bütün olarak düşünebilmek için vardır.