İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İstikbal Savaşı

Tarih boyunca, bulunduğumuz coğrafyada ve tüm dünyada güç olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ülkemizin gelişimi bir takım güçler tarafından, her zaman engellenmek istenmiştir. Kimisinde başarılı olunurken; kimisinde de bozguna uğramışlardır. Lakin tüm dünya, her zaman Türkiye’nin ne kadar güçlü bir devlet olduğunu çok iyi bilmektedir.

Son yıllarda da ülkemizin gelişimini engellemek ve boyunduruk altına almak için doğrudan ve dolaylı birçok farklı cephede saldırı girişimi oldu. Siyasal, toplumsal, ekonomik, askeri ve yargı gibi alanlarda saldırdılar; başarılı olamadılar. Çünkü ülkemiz, başta devlet yönetimimiz olmak üzere, siyasi irade ve halkımız kurgulanan oyunun farkında. Elbette farkında olmayıp dış güçlerle işbirliği içinde olan hainler de var. Bu sebeple devletimiz hem içeride bu hainlerle hem de dışarıdaki emperyalist güçlerle topyekün mücadele ediyor.

Ülkemizin gelişmemesi ve körler ve sağırlar ülkesi haline evrilmemiz isteniyor. Olay sadece parti, takım ve taraf olayı değil. Fakat dediğimiz gibi birçok cephede saldırdıkları için iletişimsel olarak da yoğun bir saldırı ile birlik halinde olmamızı istemiyorlar. Kutuplaştıran ve parçalayan bir odak amacıyla dezenformasyon yapılıyor. Eskiden savaşlarda uçaklarla düşman topraklarına halkın okuması için manipülatif yazılar atılırdı, şimdi ise bu sosyal medya marifetiyle yapılıyor. Maalesef bu konuda da zaman zaman başarılı oluyorlar.

Çözüm için öncelikle tanımı doğru yapmalıyız. Şuanda verdiğimiz savaşın adı İstikbal Savaşı. Devletimizin tam bağımsızlığı, geleceğimizin kendi ellerimizde olmasının, güçlü bir Türkiye’nin savaşı. Farklı cephelerde verilen topyekün bir savaş. Savaşın topyekün olduğunun farkında değiliz. Şuanda ekonomi ile cebelleşirken, bu sınavı başarıyla verdikten sonra başka bir alanda yine cephe açacaklar.

Yine gelecekler…

Cephenin adı ister ekonomi, ister siyasi, isterse de yargı olsun liyakatli bir devlet yapısının olduğu sürece hiçbir güç savaşta bizi yenemez.

Çağ değişiminin başladığı şu zamanlarda yeni çağın inşasında yeni bir dünya düzeni kurulacak. Yeni dünya düzeninde süper güçlü ülkeler içinde kartlar yeniden dağıtılacak. Hal böyle olunca şuandaki tüm dengeler değişecek. Her ne kadar ülkemizin durumu dezenformasyon ile zayıf gibi algılatılmaya çalışılsa da Türk Devleti her daim güçlü, başı dik olmuştur. Bugünde büyük bir savaş içerisinde olsa da aynı gücü barındırmakta hatta her geçen gün gücüne güç katmaktadır.

Devletimizin iletişimsel dezenformasyona karşı ayrı bir cephe açıp, dezenformasyonlarla ilgili halkı aydınlatan ve halkı birleştirici motivasyona sahip bir strateji oluşturmalıdır. Ancak o zaman başarıya ulaşılacaktır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir